• Toplam 0 bildirim var

    Bu kullanıcı eksen haberlerini sizinle paylaşmak istemiyor.

  • Toplam 37 videosu var
  • BEBEKLE KÖPEĞİN OYUNU BEBEKLE ...

  • ENRICO MACIAS (La Femme De Mon Ami) ENRICO MACIAS ...

  • İçmişim başım dönüyo dönüyoo... :) İçmişim başım ...

  • Nancy Ajram - ya salam Nancy Ajram - ...

  • Grease - Summer Nights Grease - ...

  • Toplam 46 iletisi var
MEKTUP......  Senin için ''zalim'' dediler, demek zulmün de bu kadar güzeli olurmuş diye düşündüm.Senin için ''yalan söylüyor'' dediler. Kimse farkında değil dudaklarında yalanın ne kadar güzelleştiğinin. Yalansız bir seni düşünmeye imkan var mı ? Senden gelen ,senin dudaklarından çıkan tüm yalanlara2 kişi okudu - kişi "favorim" dedi.
ATATÜRK'ÜN BABASI VE ANNESİ TÜRK'TÜR.  Atatürk'ün baba soyu, Aydın-Söke'den gelerek Manastır vilayetine yerleştirilen, "Kocacık Yörükleri (Koca Hamza Yörükleri)"ndendir. Ali Rıza Efendi, Manastır'ın Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık'ta dünyaya gelmiştir(1839). Aile sonradan Selanik'e göçmüştür. Ali Rıza Efendi'nin babası ilkokul öğretmeni Kızıl Hafız Ahmet Efendi; amcası, Kızıl Hafız Mehmet Efendi'dir. Taşıdıkları ... 15 kişi okudu - kişi "favorim" dedi.
  • Üye Sayısı: 2000
Mustafa Kemal Atatürk

29.05.2008

Henüz profil sayfanda hiç klipklak yok. Buradan klipklak ekleyerek popülerliğini arttırmaya ne dersin. Böylece yeni arkadaşlar edinebilirsin.
ۣۜஜۣۜ๘¤۩AURORA۩¤ۣۜஜۣۜ๘
El Salla
Mesaj Gönder
Arkadaş Ekle
Arkadaş | Blog | Video | Foto | Link | Grup

Duvarım Duvarına Yaz Tümünü Göster

  • yaşadıkça190728.08.2008 00:59:04
  • KİM ÖZLERDİ

    O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
    arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

    Dayanılması o kadar da zor değildir,
    büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

    Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
    yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

    Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
    çalınan birinin kalbiyse eğer.

    Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
    insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

    O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
    hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

    Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
    kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

    Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
    öylesine delice bakmasalardı eğer.

    Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de,
    kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

    Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
    son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

    Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
    meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

    Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
    beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

    Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
    tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

    O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
    yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

    O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
    son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

    Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
    her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

    Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
    dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

    Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
    namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

    Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
    dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

    Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
    sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

    Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
    kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

    İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
    kartvizitinde "onca ayrılığın birinci dereceden failidir" denmeseydi eğer.

    Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
    ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

    Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
    kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

    Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse...

    Evet Sevgili,
    Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
    kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

    Can Yücel
  • Duvarına Yaz
  • yaşadıkça190725.08.2008 20:22:38
  • Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman

    Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
    Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
    Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
    Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
    Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
    Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
    Bebekler hayta hayta yürümeden
    Geleceğim diyorum, geleceğim sana
    Ne olur kesin bir takvim sorma bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Beklesen de olur, beklemesen de
    Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
    Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
    Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana
    Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
    -Ihlamur çiçek açtığı zaman.

    Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
    Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
    Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
    Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
    Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
    Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
    Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
    Gemileri yaksalar da geleceğim sana
    On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
    -Ihlamur çiçek açtığı zaman.

    Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
    Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
    Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
    Ne güzellik, ne de tat var baharsız
    Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
    Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
    Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
    Kimseye uğramam ben sana uğramadan
    Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
    Takvim sorup hudut çizdirme bana
    Ben sana çiçeklerle geleceğim
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
  • Duvarına Yaz
  • yaşadıkça190722.08.2008 00:44:40
  • Bilirim

    Bilirim;
    Sevmezsin bir başına
    Seyretmeyi yağışını yağmurun
    Omuzunda kolu olmalı sevdiğinin
    Aynı damlada seyretmelisin dünyayı
    Gökkuşağında aynı renk
    Aynı koku olmalısın toprakta...
    Kır çiçekleri toplamanın anlamı olmaz
    Taç örecek baş uzaklardayken.
    Gezdiğin dağlarda
    İçtiğin pınarlarda
    Hüzün pusu kurmuştur
    Tadı tuzu kalmamıştır hayatın.
    Bilirim;
    Şarkılar eski şarkı değildir artık
    Her nota ayrı bir yalnızlık
    Her yıldız umarsız bir göz kırpış
    Sevmezsin ayın süzülüşünü enginlerde
    Hasretli bakışlarla seyretmesini.
    Sevdiğinin başı olmalı dizinde
    Kulağında ninni gibi sesi
    Hep yanında olmalı
    Hep yanı başında
    Nefesi......
  • Duvarına Yaz