• ücüncü şahsın şiiri kendı sesınden atilla ilhan ücüncü şahsın ...

  • ücüncü şahsın şiiri ücüncü şahsın ...

  • mustafa kemal mustafa kemal

  • asktan korkma asktan korkma

  • ben bu sarkıyı sana yasdım ben bu sarkıyı ...

  • CEM ADRİAN CEM ADRİAN

  • iyi düşünün iyi düşünün

  • ihtıras ihtıras

  • serseri serseri

  • yağmur yağmur

  • ben sana mecburum ben sana ...

  • hey gidi ankara hey gidi ankara

  • zor günler zor günler

SESSİZLİK VE GECE   ..............S .................E ...................S .....................S ............................İ ..............................Z ......................................L ....................................İ .....................K ........................ .........................V ... 31 kişi okudu.
adın yüreğimin zulasında saklı     Adın Yüreğimin Zulasında Saklı böyle yağmurlu bir günde ilk kalp resmini çizdim küçücük ellerimle pencereme eğri büğrü iki harf koydum içine söz verdim çocuk yüreğime seni isimsiz sevmeye adın yüreğimin zulasında saklı adın pencere adın buharlı
29 kişi okudu.
ben ağlayan şairim     Ben aglayan sairim Bana gulmesini ogretmediler Egil de bir bak mahzun yuzume Anlatir sana cektiklerimi Birer bicak yarasi gibi Alnimdaki cizgiler Ben mutluluk nedirbilemedim Saclarim oksanmaya alisik degil Hep boyle dalip gider gozlerim Ve ne zaman dusunsem gecen gunleri Bir karanlik ... 13 kişi okudu.
  • Üye Sayısı: 4
dürüstlük

03.08.2008

  • Üye Sayısı: 473
Sigarasız ve Doğal Hayat

16.07.2008

  • Üye Sayısı: 134
MÜZİK SEVERLER GRUBU

20.06.2008

  • Üye Sayısı: 70
!!asi rock ruhuna!!

10.06.2008

  • Üye Sayısı: 1611
MİLLİYETÇİLER

29.05.2008

  • Üye Sayısı: 1617
KARŞILIKSIZ SEVENLER

29.05.2008

  • {KAYIP ŞAİR}04.01.2009 21:06:32
  • Kalem kırık ve şiir vardı gurûba vardı
    Dal kırıldı, gül soldu ve yapraklar sarardı

    Zifiri hülyaların pençesinde her mısra
    Bir hecenin koynunda onca mevsim karardı

    Avurtları çökünce şair gülüşlerinin
    Gün dönmeden hüzündür o dem umudun ardı

    Zaman nasıl tüketti şiir şiir bu ömrü
    Vakit dara düşmeden şair ölse ne vardı


    GECEYE DAİR
  • ÇÖL ASLANI01.01.2009 00:04:20
  • Yine bir bomba sesi duydum, korktum…;
    Çığlıklar, işkenceler,
    Bağırıyorlardı acıyla Mü'minler
    Bir kan damladı toprağa,
    Ben de vuruldum
    Ninemden gözyaşı dökülüyordu,
    Biricik yavrum diyordu
    Yumruğumu sıktım, bir şey yapamıyordum,
    Bağırdım… “neredesin merhamet”…

    Yağmur gibi yağıyordu kurşunlar, kurşun üstüne…;
    Bir tanesi de beni vurdu,
    Saplandı tam kalbime
    Kan elime damladı…düş(!)
    Gerçek değil herhalde
    Bir Mü'mine baktım, bir kendime,
    Bağırdım… “neredesin merhamet”…

    Birden irkildim…;
    Anneciğim “uyan” diyordu
    Hepsi birer rüya
    Müslümanlar böyle acı çekmiyor dedim,
    Gözümü açtım, etrafıma baktım,
    Gerçek hayatı gördüm (!)
    Düş değilmiş, Mü'minler acı çekiyor, karanlık günleri yaşıyor
    Elimi kaldırdım,
    Ağlarcasına yine bağırdım…“neredesin merhamet neredesin
  • H.Bilgehan CİHAN24.12.2008 18:36:34
  • Çile



    Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam
    Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
    Ve uçtu tepemden birden bire dam.
    Gök devrildi, künde üstüne künde...

    Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
    Dediklerin cıktı ihtiyar bacı!
    Sonsuzluk elinde bir mavi tülbent,
    Ok çekti yukardan, üstüme avcı.

    Ateşten zehrini tattım bu okun.
    Bir a kül etti can elmasımı.
    Sanki burnum değdi burnuna (yok)un.
    Kustum, öz ağzımdan kafatasımı.

    Bir bardak su gibi çalkı dünya;
    Söndü istikamet, yıkıldı bosluk,
    Al sana hakikat , al sana rüya!
    İşte akıllılık , işte sarhoşluk!

    Ensemin örsünde bir demir balyoz
    Kapım yatağa son çare diye.
    Bir kanlı şafakta , bana çil horoz
    Yepyeni bir dünya etti hediye.

    Bu nasıl bir dünya hikayesi zor;
    Mekânı bir satıh, zamanı vehim.
    Bütün bir kainat muşamba dekor,
    Bütün bir insanlık yalana teslim.

    Nesin sen , hakikat olsa cekil!
    Yetiş körlük , yetiş takma gözde cam!
    Otursun yerine , bende her şekil;
    Vatanım, sevgilim , dostum ve hocam!


    Aylarca gezindim , yıkık ve şaşkın .
    Benliğim kazan ve aklım kepçe,
    Deliler köyünden bir menzil aşkın
    Her fikir içimde bir çifte kelepçe.

    Niçin küçülüyor eşya uzakta ?
    Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl ?
    Zamanın raksı ne , bu yuvarlakta?
    Sonu varmış , onu öğrensem asıl ?

    Bir fikir ki, sıcak yarada kezzap,
    Bir fikir ki, beyin zarında sülük.
    Selâm , selam sana haşmetli azap;
    Yıkça gelişen tılsımlı kütük.

    Yalvardım: Gösterin bilmceme yol!
    Ey yedinci kat gök, esrarını aç!
    Annemin duası, düşte perde ol!
    Bir asâ kes bana , ihtiyar ağaç.

    Uyku katillerin bile çesmesi;
    Yorgan, Allahsıza kadar sığınak
    Teselli pınarı , sabır memesi;
    Size şerbet , bana kum dolu çanak.

    Bu mu rüyalar da içtiğim cinnet,
    Sıırını ararken patlayan gülle?
    Yeşil asmalarda depreniş , şehvet;
    Karınca sarayı , kupkuru kelle....

    Akrep , nokta nokta ruhumu sokmuş.
    Mevsimden mevsime girdim böylece
    Gördüm ki , ateşte cımbızda yokmuş.
    Fikir çilesinden büyük işkence.


    Evet her şey ben de bir gizli düğüm
    Ne ölüm terleri döktüm , nelerden!
    Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm,
    Yetişir çektiğim mesafelerden!

    Ufuk bir tilkidir , kaçak ve kurnaz.
    Yollar bir yumaktır, uzun dolaşık
    Her gece rüyamı yazan sihirbaz,
    Tütüyor önümde mavi bir ışık.

    Büyücü büyücü ne bana hıncın?
    Bu kükürtlü duman nedir inimde ?
    Camdan keskin , kıldan ince klıcın,
    Bir zehirli kımık gibi beynimde.

    Lügat , bir isim ver bana halimden ;
    Herkesin bildigi dilden bir isim!
    Eski esvaplarım tutun elimden
    Aynalar söyleyin bana ben kimim?

    Söyleyin, söyleyin, benmiyim yoksa,
    Arzı boynunuzda taşıyan öküz?
    Bela mimarının seçtiği arsa ;
    Hayattan muhacir , eşyadan öksüz?

    Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
    Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
    Bir zerreciğim ki , Arş a gebeyim,
    Dev sancılarımın budur kaynağı!

    Ne yalanlarda var , ne hakikatta .
    Gözümü yumdukça gördüğüm nakış
    Boşuna gezmişim, yok tabiatta.
    İçimdeki kadar iniş ve çıkış.


    Gece hendeğe düşercesine,
    Birden kucağına düştüm gerçeğin.
    Sanki erdim çetin bilmecesine,
    Hem geçmiş zamanın , hem geleceğin.

    Açıl susam açıl! Açıldı kapı;
    Atlas sedirinde mavera dede.
    Yı sırça saray, ilahi yapı
    Binbir avizeyle uçsuz maddede.

    Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik
    Ve çevre çevre nur , çevre çevre nur.
    İçiçe mimari , içiçe benlik
    Bildim seni ey Rab , bilinmez meşhur!

    Nizam kopürüyor, med vakti deniz
    Nizam köpürüyor,ta çenemde su.
    Suda bir gizli yol, pırıltılı iz
    Suda ezel fikri ebed duygusu.

    Kaçır beni ahenk , al beni birlik
    Artık barınamam gölge varlıkta
    Ver cüceye , onun olsun şairlik
    Şimdi gözüm büyük sanatkarlıkta

    Öteler öteler, gayemin malı
    Mesafe ekinim , zaman madenim
    Gökte samanyolu benim olmalı ;
    Dipsizlik gölünde , inciler benim.

    Diz çök ey zorlu nefs , önümde diz çök
    Heybem hayat dolu , deste ve yumak
    Sen bütün dalların birleştiği kök
    Biricik meselem , Sonsuza varmak...

    Necip Fazıl KISAKÜREK
    .
EBRAR
El Salla
Mesaj Gönder
Arkadaş Ekle
Arkadaş | Blog | Video | Foto | Link | Duvar