Her gece yıldızları toplar gönderirdim sana ve sık sık balkona çıkıp o yıldızlara bakardım. Ve de düşünürdüm geçmişimi geleceğimi. Sonra tamam derdim kendi kendime, hayata iyimser bakmamı ...
Deniz kıyısında bir kayayım ben. Taştan yapıldığım için sert derler vücuduma... Yorgun başımı gömdüm sularına... Ve sesin içimdeki cehennemin alevlerine yağan sağanak gibiydi. Kaptırdım ...
Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor ...