• İSTANBUL07.01.2009 17:30:43
  • _____xxxxxxxx________xxxxxxxxF
    ____Fxxxxxxxxx______xxxxxxxxxxx
    ___xxxxxxxxxxxxx___xxxxxxxxxxxxxE
    ___Exxxxxxxxxxxxxx_xxxxxxxxxxxxxx
    ___xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxR
    ____Rxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
    _____xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxH
    ______Hxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
    _________xxxxxxxxxxxxxxxxxxA
    ___________Axxxxxxxxxxxxx
    _____________xxxxxxxxxT
    ___'A'-cıya_____Txxxxxx
    _______________xxxx
    ___'Ş'-ekil______xxx
    ______________xx
    ___'K'-oy_____x
    ___________x
    ________xx
    ______xxx
    _____xxxx
    ___xxxxxx
    __xxxxxxx
    __xxxxxxx
    ____xxxxxx
    ____xxxxxxxx
    ______xxxxxxx Bir şiir yaz bana içinde alabildiğince
    _______xxxxxxx Mutluluk olsun ayın gölgesinde
    _______xxxxxx Unutulan sevgi tohumlarıyla yeşere dursun
    ____xxxxxxx Veya bir şarkı söyle
    ___xxxxxx Özlemimdeki sevgiliyi anlatsın
    __xxxxx Yağan yağmurlarla ıslanan bedenimi
    _xxxx Parlayan gözleriyle kurulasın
  • dılovan20.12.2008 11:06:26
  • Bir Gece Çıkıp Gelir misin?
    sen benim için
    çok çok özelsin
    her geçen gün
    bir başka güzelsin
    ellerime değmese de
    o güzel ellerin
    sen her şeyinle
    benim hayallerimdesin
    benim gönlümde açan
    baharımın güllerisin
    sen benim
    yüreğimdesin
    sen benim
    alıp ama vermediğim
    nefesimsin
    bir yıldaki
    dört bahar mevsimimsin
    inan ki kalbimde
    kazılı olan
    bir tek senin ismin
    vaz geçemeyeceğim aşkım
    yalnızca sensin
    söyle sevdiğim
    sen de bana
    bir gece çıkıp gelir misin
  • H.Bilgehan CİHAN12.12.2008 04:46:50
  • SEVEBİLME İHTİMALİ



    Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
    Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
    Ben seninle bir gün Veyselkarani´de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
    İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
    Ankara´da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
    özlemeye başladım herkesi...
    Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
    Bizim Kemalettin Tuğcu´larımız vardı...
    Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
    Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
    solculuk oynamaya başladık..
    Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
    Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
    Türk Dil Kurumu´na inat bir Türkçeyle...
    Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
    Ankara´ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
    Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
    Oysa Ankara´da hiç sevişmedim ben.
    Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
    Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
    Ankara´ya usul usul kurşun yağıyordu..
    Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
    Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
    Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
    Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
    Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
    Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
    Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
    Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi´ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

    Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

    Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
    Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
    Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
    Muş ovasının yalancı maviliğini
    Otobüs oluyordum bir süre
    Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
    Otobüs oluyordum
    Bir ülkeden bir iç ülkeye
    Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
    Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
    Korkuyordum
    Sonra iniyordum otobüsten
    Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
    ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
    ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
    Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
    Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
    Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
    Ben seninle bir gün Van´daki bir kahvaltı salonunda
    Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
    bir yol üstü lokantasında
    Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
    Doğubeyazıt´ın herhangi bir toprak damında
    Ben seninle herhangi bir insan elinin
    terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

    Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!

    Yılmaz Erdoğan

    .
~~TaTlI KıZzZ~~
El Salla
Mesaj Gönder
Arkadaş Ekle
Arkadaş | Blog | Video | Foto | Link | Duvar