Sevdiklerinizin ve sevmediklerinizin bir listesini
Efendisini kendisi seçen köle değildir.
04.09.2009 16:17:32 | 34 kişi okumuş.
"Lâ" çekeriz varlığa, oruca niyetimizle. "Yok..." deriz her halimizle. "Kimseden fayda yok." "Paramızın geçerliliği yok." "Sahip olduklarımızdan çare yok." Bir kuru ekmeği bile geçiremiyoruz boğazımızdan. Bir yudum suyu değdiremiyoruz dudağımıza. Dudağımızı dilimizi çekiyoruz tatlardan. Elimizi eteğimizi çekiyoruz varlıktan. Alıştığımız dayanaklar devriliyor niyetimizin rüzgârında. Haz sığınaklarımızı sel alıyor susuzluğumuzun yatağında. Acz ve fakrın yatağında yeniden yoğruluyor ...
04.09.2009 13:09:22 | 37 kişi okumuş.
Paris'teki ilk Türk iftarı sahura kadar izleniyordu
04.09.2009 13:07:17 | 61 kişi okumuş.
YAZAR Ruşen Eşref'in (Ünaydın), bundan yaklaşık 100 yıl önce basılan "Diyorlar ki" adlı eserinde, iftar sofralarını anlattığı bir bölüm vardır. Bu yazısında Ruşen Eşref, 'Eski ramazanlara özlemini' şöyle dile getiriyordu: "Onların gözünde ramazanın ne büyük mânası vardı!.. Ona 'On bir ayın Sultanı' derlerdi. Ramazan ufuklardan Müslüman evlerine ruh ve ağız tadı getiren ahret âleminden gelmiş bir yolcu gibi doğardı. Yolu öylece gözlenirdi. Biz çocuklar lohusa şekerlerini nasıl ...
03.09.2009 15:28:55 | 36 kişi okumuş.
Her Ramazan, minareler arasından gönlümüze ilâhi mesajlar veren mahyalar, ne badireler atlatmış! 'Var ol İnönü' yazılı bir mahya hayal edebilir misiniz bugün?
'Para biriktir' yahut, 'Var ol Başbakan' 'Müslümanlar Cumhuriyetperverdir' sözü ışıldasa bir kubbenin üstünde, neler olur?
Mahyalar içinde bir mahya vardır ki, ömrümce unutamam. İstanbul'un mütareke felâketi içinde bunaldığı bir Ramazan'dı. İstiklâl Savaşı, Anadolu ufkunda bir umut güneşi gibi kâh parlıyor, kâh sönüyordu. Bir ...
02.09.2009 16:46:51 | 59 kişi okumuş.
Eskici Mehmet Dede'nin ebedi istirahatgâhı
Bursa'da Tezveren Hz. giderken dar sokakların hemen kenarındaki yol
üzerinde bulunmaktadır Sokakta bir adam, başını iki eli arasına almış,
ağlıyordu. Binek taşının üzerine oturmuştu! Hava iyice ayazlamıştı,
neredeyse sabah ezanları okunacaktı. Ağlayan adam, birden dizi dibinde
bir kimsenin belirdiğini gördü. Gelen çok sessiz gelmişti. Onun zuhur
anında, ağlayan, içinde en ufak bir kederi, bir sıkıntısı kalmadığını
anlayıverdi. Başını ...