Holywood'un yüzlerce kez işlediği; 'uçakta pilotlar ölür ya da bayılır, yolculardan biri merkezden telsiz talimatıyla uçağı indirir' klişesinin uyarlanmış hali. ABD de olur da Türkiye'de o lmaz mı ? Yurdum insanı el atmış mevzuuya...: Yorum Yaz
Yıl: 1965 "Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim.." Yorum Yaz
Saat gecenin bir yarısı. Belki de burukluk değil benimkisi, sadece sade bir sitem. Bir insanın sürekli mi canı sıkılır. Bir tarafa atılmış gibi hisseder yüreğini. Bir boşluktur doldurulmaz. Yerine koymak istersin farkında olmadan kimilerini, koyamazsın. Sarılmak istersin belki de ona hiç sarılmadığın kadar sıkıca ve yürekten. Bazen öyle insanlar çıkar ki karşına, öyle zayıf anlarında yakalarlarki seni, o şiddetli sarılışları onlarla yaparsın. Tabiki o da karşılık ...
BİRİNCİSİ = ATILAN OK İKİNCİSİ = KAÇIRILAN FIRSAT ÜÇÜNCÜSÜ = SÖYLENEN SÖZ DÖRDÜNCÜSÜ = GEÇEN ZAMAN
Bir arkadaştan gelen mail, aynel vaki yaşanmış bir hadise, gülmemek için kendinizi çoook zor tutacaksınız :) *** Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor: "Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 gün var.. Benim müdür hastalandı.. Ben ise işe gireli 2 hafta olmus, olmamış. Genel Müdür bey beni çağırttı: - Tebrik kartları hazır mı?.. Şaşırdım: - Anlamadım! Hangi ...