sevdiğini söyle ,öyle ,olsun ki kimse ,tahayyül ,edemesin ,
UÇSUZ BUCAKSIZ DAĞLARIM VAR SONU BİLİNMEYEN SEMALARIMEN DERİN NEHİRLERİM SEVDALARIM VARKORKUYORUMYOLCU OLUP DAĞLARI AŞAMAMAKTANBULUT OLUP YAĞAMAMAKTANNEHİR OLUP DENİZLERE DÖKÜLEMEMEKTENSEVİPTE UNUTULMAKTAN KORKUYORUMSEMA.
"konuşma , sus " diye başladı söze genç kız ... yer genç kızın babasına ait bir balıkçı kulübesi... "dokunma kıyılarıma" mevsimlerden sonbahar... malum hüzün mevsimi... sararmışlıkların , solmuşlukları doğurduğu mevsim... nehirlerin soluk yeşil aktığı mevsim... yorgun bir yüzle baktı karşısın da ki adama... aşıktı , seviyordu ama yetmezdi biliyordu... yetmezdi çünkü; adamın ...
NASIL VAZGEÇER Kİ İNSANNasıl vazgeçerim senden Bir bak etrafına Hiç yıldızsız gece, güneşsiz gün,Mavisiz deniz,sevgisiz yürek gördünmüGece yıldızları örter,Bulutlar güneşi saklar,Deniz mavisini griye verir,Bense seni kalbimin en derin köşesine saklarım.SEVGİN VE SEVGİMLE KALACAĞIM.SEMA.
Eniştem; kızkardeşimin tuvaletinin en alt gözünü açtı ve ince kağıda sarılmış bir paket çıkardı. "Bu" dedi, "sıradanbir çamaşır değil." Kağıdı açtı ve çamaşırı bana uzattı. Zarif ve ipekliydi. Kenarları elişi dantelle süslenmişti .Astronomik bir fiyat taşıyan etiketi hala üstündeydi. "Jan bunu New York'a ilk gittiğimizde almıştı. Nereden baksan sekiz, dokuz yıl olmuştur. Hiç giymedi. Özel bir gün ...
Oğlunu kaybeden çin'li bir kadınla ilgili bir öykü vardır.Üzüntü içindeki kadın bir din adamına gider ve, “hangi duaları etsem, hangi büyüleri, sihirleri yapsam oğlumu bana geri getirir?” diye sorar.Ona birkaç teselli sözü söyleyip, geri yollamak yerine; din adamı, “bana asla acıyı tatmamış bir evden, bir hardal tohumu getir. Onu, senin yaşamından acıyı yok etmek için kullanacağız” ...
Arkadaşımın çok zamanı kalmadı Birlikte yemek yiyoruz ve bana kocasıyla artık bir “çocuk” sahibi olmaya karar verdiklerinden söz ediyor. Kasdettiği, bedeninin biyolojik saatinin artık geriye saymaya başladığı ve artık çok fazla zaman yitirmeden anne olmak istediği. “Bir araştırma yapmaya karar verdik.” Diyor, yarı şaka, yarı ciddi. “Sence bir çocuk doğurmalı mıyım?” Sözlerimi ...
Her ülkenin binlerce atasözü var, özdeyişi var. Bunlar birikimlerin hap halinde ifade edilmiş şekli.Ünlülerin, toplumları etkileyen kişilerin özdeyişleri var, çoğu zaman yazarlar anlatmak istedikleri konuya giriş yaparken "ufuk açma" niyetine alıntı yaparlar. Philip E. Humbert adlı bir psikiyatri profesörü, "İnsanlara mutlu yaşamın anahtarını 10 kuralda ...
Ortaokuldayken, sınıf arkadaşlarımdan birisiyle ciddi bir tartışmaya girdim. Onun haksız olduğundan, kendiminse haklı olduğumdan emindim. Öğretmenimiz bize çok iyi bir ders vermeye karar verdi. Bizi bütün sınıfın önüne çıkardı ve onu masanın bir tarafına, beni de diğer tarafına yerleştirdi.Masanın tam ortasında yuvarlak bir nesne vardı. Siyah renkli bir nesne. O çocuğa nesnenin ...
Bize öğretilen ilk şeylerden bir tanesi de hayalleri ve hedefleri belirlemekti. Hatta bunları tüm detaylarıyla belirlememiz isteniyordu. Belirlemek de yetmiyordu, mümkünse o hayalimizin bir fotoğrafını bulmamız ve bu fotoğrafı görebileceğimiz bir yere (mesela buzdolabının kapağına) yapıştırmamız isteniyordu. Veya hayalimizi yazılı hale getirmemiz ve bunu görebileceğimiz yerlere yapıştırmamız ...