Dünya GDO'lu ürünleri birbir yasaklıyor. Türkiye'de ise GDO'lu ürünler hiçbir kontrole tabi tutulmadan satılıp tüketilmekte. Yeni hazırlanan ve Baknalar Kurulu'nun masasında bekleyen yeni tasarı ise GDO'lu ürünlerin satışını yasal hale getirerek Türkiye'yi ABD'li şirketlere bağımlı hale getirecek. Genetik mühendisliğinin teknikleriyle kalıtımsal değişikliklere uğratılmış organizmalar Türkçede GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) olarak adlandırılmaktadır.
GDO'lu tarım ürünlerinin insan ve hayvan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu ortaya koyan bilimsel çalışmalar da mevcuttur. Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (European Food Safety Authority) tarafından 2007 yılında gerçekleştirilen araştırmada, GDO'lu soya ile beslenen dişi farelerden doğan bebek farelerin diğerlerine göre daha küçük oldukları ve büyük bir kısmının üç hafta içerisinde öldükleri tespit edilmiştir (3). Yine 2007 yılında Fransa'daki Caen Üniversitesi bünyesindeki (Independent Research and Genetic Engineering) araştırma enstitüsü tarafından gerçekleştirilen çalışmada, 90 gün boyunca GDO'lu mısırlar ile beslenen farelerin hormonlarında değişimler olduğu gözlemlenmiş ayrıca böbrek ve karaciğerlerinde zararlı toksit maddelerin oluştuğu tespit edilmiştir (4). Bu araştırmaya ilişkin sonuçların açıklanmasının ardından, Greenpeace tarafından başta Avrupa Birliği olmak üzere hiçbir ülkede GDO'lu ürünlerin üretim ve tüketiminin onaylanmaması gerektiğini ifade eden bir açıklamada bulunulmuştur. Yine aynı alanda İtalyan hükümeti tarafından 2008 yılı Kasım ayında yaptırılan benzer yönde çalışmada da, GDO'lu mısırların farelerin bağışıklık sistemi üzerinde etkileri olduğu ortaya konulmuştur