Hiç ölüm korkusu yaşadınız mı? “İşte bu hayatımın son ânı” dediğiniz oldu mu meselâ? Kim bilir belki bir çoğunuzun başına gelmiştir, “bu son nefes alışım” dedirtecek kadar acı olaylar. Eğer hayatta kalma şansını yakalamışsanız o korku dolu dakikalardan sonra, o zaman aldığınız her nefesin ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha algılamışsınızdır muhakkak.
Gerçekten sağlıkla geçirdiğimiz her an o kadar kıymetli ki hayatımızda… Kadrini bilmediğimiz sayısız zenginliğin sahibiyiz her birimiz. Bir böbrek hastası için hayatındaki en önemli şey, sağlıklı bir böbrekten başka ne olabilir? O, bunun için milyarları verebilecek durumdadır. Bizler sapasağlam böbreklerin sahibiysek eğer, demek ki doğuştan bir milyarderiz öyle değil mi? Bedavadan sahip olmuşuz sağlıklı bir böbreğe, ya da hayatımızı idame ettirmemiz için gerekli olan herşeye. Öyleyse sahip olduklarımızın kıymetini her an içimizde hissedelim ve doğuştan birer milyarder hatta trilyoner olduğumuzu bilelim. Hiç bir servet insan sağlığını geri getirecek kadar kudretli değildir çünkü. Biz, bize can veren, hayat veren, yaşamamız için her türlü olanakları sağlayan yaratıcımıza şükrümüzü eda edelim yeter.
Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Ölmeden evvel ölünüz.” buyuruyor bir hadîs-i şerifinde. Ölmeden evvel ölmek! İlk duyduğumda çok şaşırmıştım, bu nasıl bir şey diye. Sonra okuduğum kitaplarda, yaptığım araştırmalarda öğrendim ki, ölmeden evvel ölmek, Allah'ın evliyalarına has bir olgu. Onlar, yaşarken, bu dünya hayatı üzerinde Allah'a ermişler. Ölmeden evvel ölmeyi yaşamışlar dünya üzerinde.
Allahû Tealâ evliyalarına sayısız ihsanlarda bulunur. Bunlardan biri de ölmeden evvel ölümü yaşamaktır. Allah'ın onlara sunduğu özel bir ihsan da tayyi mekândır. Nefsleri vücutlarından ayrılır ve düşünce hızıyla bir yerden başka bir yere ulaşırlar. Diledikleri anda diledikleri yere gitme imkânının sahibidirler. Onlara, bir vasıta gerekmez. Himmetle ve nusretle varırlar gidecekleri yere. Onlar, bir başka âlemin sultanlarıdır. Kerametler de Allah'ın sayısız ihsanları da, o âlemin sultanları içindir.
Onlar, ölüm korkusu nedir bilmemişlerdir. Hayatları Allah içindir. “Allah'tan geldik, Allah'a döneceğiz” derler, her musîbetin ardından. Onlar, aşk bahçesinin mihmandarlarıdırlar.
Okudukça gıpta ediyorum, o âlemin sultanlarına… Sahip oldukları erdemlere hayranlık duyuyorum. Ve keşke diyorum Allah'ım, keşke ben de o âlemin sultanlarının arasında olsam, onların ilmiyle aydınlansam. Ölmeden evvel ölümü yaşsam ben de… Ölüm korkusunu yok etsem yüreğimde. Tek aşkım Sen olsan, tek özlemim de… Sana kavuşmayı hayal etsem bu dünya üzerinde. Sevsen beni, sevdiklerinle biraraya getirsen…
Öyle bir sevgi koysan ki yüreğime, bir okyanus olup örtsem üzerine tüm kavgaların… Anlaşmazlıkların, çirkinliklerin sona erdiği yerde açsam çiçek çiçek. Bir güneş doğsa içimde aşkın ile… Ve ben baharı getirsem sararan bahçelere…