güzel yazı Herzaman gül, hayata gülücük şaç, gülmeyi benimse, Çünkü senin bir gülüşün için, Koca dünyada yaşayan biri mutlaka biri vardır. Güneşin doğduğu yerde parlayan bir ışık görürsen.Bilki senin için yanan kalbimdir. Bazen sana gayesiz, raslantısal bakardım... Sense kaçırırdın gözlerini benden. Oysa , sana bakarken gözlerinde kalbini görürdüm. Gözlerin olmadan da ... 37 kişi okudu.
fıstıq ne yazacamı bilmiyorum ama zamanla ögrenirim heralde yeniyim daha çünkü 35 kişi okudu.
  • Üye Sayısı: 50
ANKARA ALEMİNE HOŞ GELDİNİZ

08.06.2008

  • H.Bilgehan CİHAN14.12.2008 13:45:27
  • SEVEBİLME İHTİMALİ

    Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
    Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
    Ben seninle bir gün Veyselkarani´de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
    İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
    Ankara´da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
    özlemeye başladım herkesi...
    Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
    Bizim Kemalettin Tuğcu´larımız vardı...
    Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
    Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
    solculuk oynamaya başladık..
    Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
    Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
    Türk Dil Kurumu´na inat bir Türkçeyle...
    Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
    Ankara´ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
    Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
    Oysa Ankara´da hiç sevişmedim ben.
    Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
    Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
    Ankara´ya usul usul kurşun yağıyordu..
    Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
    Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
    Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
    Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
    Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
    Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
    Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
    Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi´ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

    Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

    Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
    Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
    Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
    Muş ovasının yalancı maviliğini
    Otobüs oluyordum bir süre
    Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
    Otobüs oluyordum
    Bir ülkeden bir iç ülkeye
    Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
    Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
    Korkuyordum
    Sonra iniyordum otobüsten
    Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
    ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
    ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
    Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
    Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
    Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
    Ben seninle bir gün Van´daki bir kahvaltı salonunda
    Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
    bir yol üstü lokantasında
    Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
    Doğubeyazıt´ın herhangi bir toprak damında
    Ben seninle herhangi bir insan elinin
    terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

    Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!

    Yılmaz Erdoğan
  • 03PRENS28.11.2008 21:04:07
  • SEVMEK İÇİN GEÇ ÖLMEK İÇİN ERKEN
    akşamın acı su karanlığı içinden
    soğuk kadife teması yalnızlığın
    şuh bir kahkaha balkonun birinden
    gizli işareti midir bir başlangıcın
    sevmek için geç ölmek için erken

    başbaşa çay elele yürümek derken
    boğaz vapurları mı iskele sancak
    telefonda kaybolmak sesini beklerken
    insan insanı yeniler doğrudur ancak
    sevmek için geç ölmek için erken

    içimdeki gökkuşağı besbelli neden
    bulutların içinden kuşlar yağıyor
    bir şiire başlarsın birini bitirmeden
    hiç kimse gözlerine inanamıyor
    sevmek için geç ölmek için erken

    sevmek sevildiğini bile farketmeden
    yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi
    sevmek zehir zemberek ve yürekten
    gecikerek de olsa vuruşur gibi
    sevmek için geç ölmek için erken
  • Ç - 3 - T - i - N08.11.2008 15:56:39
  • Sessizlik ve gecenin hüznünü keşfettim,
    Sensizlikle ağlarken derin derin...
    Baktığım her yerde sen vardın,
    Yazık ki, bir düştü gördüklerim

    Yine de yalvardım Tanrıya,
    Bana gelesin diye,
    Gittiğin yerden dönmeyeceğini,
    Bile bile....

    ÇeTiN...
bunalım
El Salla
Mesaj Gönder
Arkadaş Ekle
Arkadaş | Blog | Video | Foto | Link | Duvar