Sözün bittiği yerde sessizliğin can damarından boşalan sıcak kan gibidir
yalnızlık... şiirle çoğalan, şarkılarla çağlayan bir nehirdir... acıtan bir
yaradır...tutuşturan ve yandıkça tatlı bir hüzün veren şair ateşi... hayatı en
yaşanası yerinde birdenbire bir uçurumun kenarına döndüren aldatıcı bir güzeldir
yalnızlık... ona teslimiyettir ve aşkın en karşılıksız halidir yalnızlık...
kaçılamayacak kadar yakın, gidilemeyecek kadar uzun bir yoldur bazen....Bir
kaçış belki, yokluğa dokunuş belki de... En olağan yaşantısı insanın...
Sancılı bir yağmurda bir saçak altına sığınmaktır yalnızlık... bir anne kucağı,
bir yar şefkatidir bazen... doğarken elimizi tutup ölünce de bizle birlikte
mezara giren en vefalı dost... Bir köşe başını dönünce o karanlık sokak, karşına
çıkan mavi kapılı ev, o soğuk dört duvar... Odayı dolduran çıldırtan bir
sessizliktir yalnızlık... Bir sokak kedisini anlamak, köşe başındaki direği,
kaldırımlar üzerinde hızlı adımlarla ilerleyen bir kadının ayak sesinin
yankısını duymak, gece yarısı sancılarla doğan bir bebeğin ağlamasını, bir
kalbin ansızın duruşu, bir yıldızın kayışı gökten, suyun soğuktan donuşu,
kuşların yapraksız bir ağaçta tüneyişi, güvercinlerin sessizliği, çocukların
uykuya dalışıdır yalnızlık bilmem kaçıncı rüyalarında gezinişi....Bir çam ormanı
içinde ufacık bir söğüt ağacıdır yalnızlık ve belki de yalnızlığın en güzel
tanımıdır bu...
Bir de kalabalıklar içindeki yalnızlıklar vardır ki, buna yalnızlık mı
çaresizlik mi acziyet mi denmelidir bilinmez... Çünkü bir şehirde insanın
sığınacak bir kapısı yoksa, ve şehir ve şehrin geceleri ve sabahları ve her şeyi
bir gurbet sızısı veriyorsa yüreğine insanın, kocaman caddelerde onca insan
kalabalığı içinde hiçbir tanıdık yüz göremiyorsa yalnızlığın en fena halini
yaşıyor demektir... Bu bir terk edilişin ya da sevilmemenin bedeli değil, yalnız
kalmamanın tek yolu olan dostun ya da arkadaşın ya da sevgilinin yanlış
adreslerde yanlış kapılara sorulmasındandır...
Yalnızlık korkuludur, korkutur, bütün günahların, vesveselerin, şeytanların
uğradıkları en müsait zamandır...Yalnız kalınca aldanır insan nefsine, şeytana
yenik düşer... Belki de paylaşılmalıdır sırf bu yüzden... ama şu da bir gerçek
ki yalnızlık tek başınalıktır...ve belki de yalnızlık üstadın dediği gibidir :
yalnızlık paylaşılmaz paylaşılırsa adı yalnızlık olmaz...