Bir kadın nasıl gider?
18.08.2009 18:06:18
|
49 kez okundu.
Bir kadın ne zaman gider? Hiç düşündünüz mü, bir kadının gidişi
neden bir erkeğin gidişi kadar gürültülü olmaz? Kavgasız, sessiz ve
anlamsızca gider kadın.
İlişkide erkekler sıkıldıklarını
belli ederler. Bu iş yürümeyecek düşüncesini, gözünüze sokarlar. Önce
gereksiz kavgalar başlar. “Sen zaten hep böylesin” cümleleri yerleşir
diyaloglara, “şunu yapmandan nefret ediyorum” alt metni üstüne,
binlerce söz edilir. Elleri ayrılır erkeklerin, televizyon karşısında
el ele oturuşlar biter, herkesin kendi koltuğu vardır ve artık uyku
gelince yatağa gitmek zor gelir. Çoğu zaman kadının üstüne örttüğü
battaniyeyi, sabaha karşı üstünden attığı için, üşüyerek uyanan adam,
sessizce yatağa gider, hiç dokunmadan, çalar saatini sesini bekler tan
vaktinde.
Akşam toplantılar çıkar, seyahatler girer araya işi
müsaitse ve eve gelince, nasılsının yerini alır yemek mönüsünü sormak.
Görev gibi, tatsız ve uzun aralıklarla yapılan sevişmelerin acısına,
ihanet eklenir. Dışarıdaki konuşmaları kulağına gelir kadının,
çocukları için evliliğini yürüttüğünü söyler herkese adam ve hiç hatayı
kendinde aramaz. Kafasına göre birini bulmadan, bir dala tutunmadan,
başka bir tene dokunmadan gidemez adam, gideni de zordur.Yani, bir
erkek ilişkiden gideceğini hem belli eder, hem bağıra çağıra anlatır.
Şiddete varan gece yarısı kavgalarında, alkol limitini aşmış ve kim
bilir hangi hayali aşkı bırakarak gelmenin kızgınlığını çıkarır,
saatlerce beklemiş olan kadından. Bu kadar basittir, bakarsın yüzüne ve
anlarsın ki, o adamda artık sevgiye dair hiçbir şey kalmamıştır.
Kadınlar
böyle gitmez aslında gidemez. Çok uzun emekler verir ilişkisini
yürütmek için. Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor
kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. Erkek gibi,
çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız
lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o
konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin
ardına ötelenir. Kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi,
aşklarına da sahip çıkarlar. Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma
isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. Sonunda pes eder
adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. Genellikle ne cevap
alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama
anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin
edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi
döneceğini bilemez.
Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin
deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala
ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek
mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.
Kadın
susarak gider! En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum
işte bu kadar basittir. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden,
tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o
ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki
bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni
orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. Kadın, gerçekten gitmişse,
çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup
kırmadan gitmiştir. Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören
adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. Ne mutfağında yemek pişiren,
ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak
yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. Bir kadının
çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi
sessiz ve asildir.
alınıtıdr.
okunası bir yazı ..