Yağmur
25.03.2008 19:32:33
|
64 kez okundu.
Yağmurlu havalar bana hep seni hatırlatır.
Senin kokunu getirir bana uzak iklimlerden; ellerini, gözlerini, teninin esmerliğini getirir.
Bir şimşek gibi gürlersin içimde.
Bir yıldırım gibi düşersin en derinlere, en derinlerde bir yerde yol bulursun kendine.
Önce, ince ince çiselersin yüreğime, adım atmaktan korkarak. Sıkılarak bakarsın gözlerime.
Öyle apansız damlamaktan utanırsın.
Yeni bir şehre gelmenin verdiği ürkeklikle sığınacak bir liman aramaya başlarsın kendine.
Oysa senin yerin çoktan hazırdır, oralarda bir yerde, yüreğimin en derin köşesinde, en sıcak mevsiminde.
Senin için türlü çiçekler açmıştır orda, türlü gelincikler kök salmıştır toprağa.
Senin için yıldızlar bezenmiştir gökyüzüne, tatlı bir huzur serpiştirilmiştir gecelere, gündüzlere.
Senin için uzun yolculuklardan geri dönülmüştür.
Sokaklara fener alayları dizilmiştir, uçurtmalar salıverilmiştir gökyüzüne rengarenk.
Ve sen tuhaf bir sevinçle girersin içeri.
Öyle bir girersin ki içeri, hayat yeni bir renge boyanır, yeni bir anlam kazanır seninle.
Yağmur gibi kokar saçların, gözlerin her an yağacak bir bulut gibi bakar.
Karşımda öyle dururken bir çiğ damlası gibi, ellerim dokunmaya korkar sana, içim hafiften sızlar.
Bir fırtına olursun içimde.
Yağmurlu havalar bana hep seni hatırlatır.
Dalgalar gibi hırçınlaşır yüreğim, gecenin ortasında yolunu kaybeder.
Gecenin bağrını bir kurşun deler geçer ve ben kurşun olur geçerim gecenin içinden.
Kayar giderim zamanla birlikte, yoldaş olurum zamanın içinde yitikleşenlere.
Bir pencerenin önünde bulurum kendimi seni beklerken.
Yağmur yağar olur hep, ıslak yollarda hüzün titreşirken.
Bulutun arasından hafifçe sıyrılmayı başaran ayın gölgesi vurur yoldaki su birikintilerine.
Su birikintilerinde bir telaştır gider, çocuksu duygularla.
Camda aşağıya doğru kayan damlaların arasında kendimi görürüm, kederli ve umutlu bir bekleyişle.
Uzanıp okşamak gelir içimden saçlarımı.
Son bir gayretle bakmak isterim yollara, bir gölge görürüm belki diye, yorulup sığınmak istersin belki bir hana diye.
O handaki hüzünlü hancı ben olurum bir film misali.
Yağmur yağmaya başlar yeniden.
Yeniden damlaların sesi kaplar her yanı.
Ve ben yeniden umutlanırım, umutların içinde saklanacak, sığınacak bir yer ararım kendime.
Yağmur yağmaya devam eder.
Seni hatırlatır gecenin ikisinde, üçünde, dördünde, beşinde…
Seni hatırlatır en olmayacak yerde, bir ağaç dalında, bir yol kenarında, bir köşebaşında…
Bir sevda masalında, bir atın sırtında dörtnala özgürlüğe yelelerimi savururken.
Hep sen varsın, hep seni hatırlatır bana yağmur yağarken, kendi hikayesini anlatır.
Neyleyim…