Sorular ve cevaplar ( Prof.Dr. Hayrettin Karaman )

01.09.2009 12:14:10 | 44 kez okundu.
 

Soru:
Yüce yaratıcı Allah insanları neden yaratmıştır?


Cevap:
Allah Teâlâ'nın yüce ve kâmil sıfatları vardır, bunlardan biri de yaratma sıfatıdır. Bu sıfatın âtıl olması, hiç olmaması gibidir, faal olması ise devamlı yaratmanın bulunmasını gerektirir. Allah yaratandır, en güzel yapandır, mutlak iyilik, güzellik ve kemaldir. İşte bu sıfatların eseri, tecellîsi (ilgili olduğu yerlerde eserlerinin görülmesi) diğer varlıklar arasında insanın da yaratılması sonucunu doğurmuştur. İnsan Allah'ın, birden fazla sıfatının tecelli ettiği, eserinin görüldüğü bir varlıktır, yaratılmışların -bu bakımdan- en kâmilidir. Yaratılış amacına uygun olarak varoluşunu gerçekleştirdiği takdirde (yani Allah'ı bilme, O'na inanma ve O'nun rızasına uygun bir hayat geçirme amacını gerçekleştirmesi durumunda) insan, dünya ve ahirette mutlu olacak, Allah Teâlâ'nın nice sıfatlarının eseri onda tecellî edecek, ilâhî güzelliklerin -deyim yerinde ise- kopyası, yansıması onda gerçekleşecek, ölümden ve kıyametten sonra gelecek/yaşanacak olan ebedî ahiret hayatında ise yine Yüce Mevlâ'nın ebedîlik sıfatının insancası yaşanacaktır.

 

Soru:
Cinler normal insanlara zarar verebilir mi? Muska kullanmanın hükmü nedir; şirk olarak değerlendirilebilir mi?

Cevap:
Cinlerin, normal insanlara zarar vereceğine ben de inanmıyorum. Muska hakkında bir hadis rivayet ediliyor, ama bu, kendisi dua okuyamayan çocuklar için; büyükler Allah'a dua ederler, ilgili ayet ve duaları okurlar, bunlar ilaç gibi birer şifa ve koruma vesilesi olur. İlaç almak şirk olmadığı gibi, şifa ve korunma için dua ve Kur'an okumak da şirk olmaz.

 

Soru:
Mezar yapımında mermer kullanmak israf olur mu ve bir de mezarda haç işaretinin bulunmasının sakıncası var mıdır?


Cevap:
Müslümanın mezarında -veya başka bir yerinde- haç işaretinin bulunması elbette caiz değildir. Bu işaret Hz. İsa'nın çarmıha gerilerek öldürüldüğünü temsil eder ve Hristiyanlar bu sembolün önünde ibadet ederler. Müslümanlara göre böyle bir şey olmamış, Hz. İsa çarmıha gerilmemiştir ve haça, haçın önünde ibadet edilmez.
Mezarların mümkün olduğu kadar basit ve sade olarak yapılması gerekir. Mezara yapılacak aşırı, israfa kaçan harcamaları, "sevab ölülerimizin olsun niyetiyle" yoksullara verirsek onlar bundan daha ziyade fayda görürler.

 

Soru:
Arkadaşlar arasında, yenenin kola, tatlı vs. ısmarlayacağı şekilde futbol vb. oyunlar oynuyorlar. Bu da kumara girer mi?

Cevap:
Evet, bu (oyunda yenen veya yenilenin bir şeyler ısmarlaması ve tarafların bunu yiyip içmesi) da kumara girer. Caiz olan oyunların kumara alet edilmemesi, kazananın, kazanma sonucunda oyuna girenden (girenlerden) bir menfaat elde etmemesi gerekir.

 

Soru:
Kredi kartı ile alışveriş caiz midir?

Cevap:
Kredi kartı ile borçlanmada eğer borç, "süresi içinde, faiz tahakkuk etmeden, süresi geçtiği için borç faizli krediye dönüşmeden" ödenirse bu alım-satımda bir sakınca ve günah yoktur. Alınan küçük yüzdeli ek ödeme, parayı tahsil eden, kefalet ve vekalet yoluyla işlemi takip eden kurumun (bankanın) komisyonu; yani para havalesinde aldıkları gibi hizmet ücretidir. Özel Finans Kurumları ise, kart hamilini vekil kılarak malı aldırıp sonra onlara satmak şeklinde işlem yapmakta, satarken bir kâr koymaktadırlar. Vade farkı faiz değildir, malı para ile sattığınızda faiz oluşmaz.

 

Soru:
Faizli bir bankanın bankamatik kartını kullanmak kişiyi ne kadar sorumlu yapar?


Cevap:
Müslümanların, "emir bi'l-ma'rûf nehiy ani'l-münker" diye ifade edilen bir ödevleri vardır; buna göre ayıba, günaha, harama ve bunları işleyenlere karşı, güçlerinin yettiği, imkanlarının elverdiği ölçüde tavır almaları, bu kötülükleri engellemek için çaba göstermeleri gerekir. Bankalar asıl iş olarak, İslam'ın haram kıldığı faiz işlemleri yapmakta, faiz alıp vermektedirler. Bunlara karşı tavır almak için de -ortada bir zorunluluk bulunmadıkça- kapılarından içeri girmemek gerekir.

 

Soru:
Güvenlik amacıyla bankalara vadesiz para yatırılabilir mi?

Cevap:
Bugün güvenlik bakımından ÖFK da amaca uygundur. Bankaya para yatırdığınız zaman, siz faiz almasanız bile paranız sisteme girer; yani onunla faizcilik yapılır, banka faiz geliri elde eder, günah sizin, kâr da bankanın olur. Bu sebeple paranızı ÖFK'a yatırmanızı tavsiye ederim.

 

Soru:
Bankaların özel emeklilik uygulamalarının hükmü nedir? Birikimlerimizi harama düşmeden nasıl değerlendirmemizi tavsiye edersiniz?

Cevap:
Bunun (bankaların özel emeklilik uygulamalarının) hayat sigortasından farkı yok. Esası parayı şahıstan alıp, en çoğu faiz gelirine yönelik olarak değerlendirmek ve vatandaşa verdiğinin daha fazlasını geri vermektir; az para verip çok para almanın adı faizdir; çok parayı kazanan da faiz yoluyla kazanmaktadır; bu sebeple helal değildir.
Birikiminizi, taşınmaz mal, altın, döviz ve hisse senetlerine paylaştırarak değerlendirin, özel finans kurumlarında değerlendirin.

 

Soru:
Altın ve gümüş ziynet (süs malzemesi) niçin kadına helal de erkeğe haramdır?


Cevap:
İslam dini insanın, yaratılıştan gelen (tabîî, fıtrî) ihtiyaç ve eğilimlerine uygun bir yönlendirmeyi tercih ediyor, insanların uyumda zorluk çekecekleri teklifleri -buna dinin insana yönelik yüce amaçlarıyla ilgili- zorunluluk bulunmadıkça insanlara yüklemiyor. Bu cümleden olarak kadınların dış görünüşlerine daha çok önem verdiklerini ve süslenmeye eğilimlerinin erkeklerden daha fazla olduğunu göz önüne alarak, süslenmenin vazgeçilmez bir aracı olan zineti (altın, gümüş, mücevher veya âdi maddelerden yapılmış süs eşyasını) kadınların kullanmalarına izin veriyor. Erkeklere altın ve gümüş zineti, her iki cinse altın ve gümüşten yapılmış ev ve mutfak âletlerini (eşyasını) yasaklıyor. Yasaklıyor çünkü hem altın ve gümüşün ekonomik değerleri sebebiyle sandıklarda ve vücutlarda değil -özellikle nakit olarak kullanıldıkları devirlerde- piyasada bulunması gerekiyor, hem de erkeklerin süslenmeye değil, sadeliğe ve gerektiğinde savaş insanları olarak heybete ihtiyaçları bulunuyor.

 

Soru:
Hocam marketler çekiliş kuponu veriyorlar, insanlar araba vs. çıkması için o kuponları alıyorlar, buna haram demiyoruz, oysa milli piyango gibi şeylere haram diyoruz; aradaki fark nedir?

Cevap:
Bir ticaret veya zenaat ile meşgul olan kimse müşterilerini arttırmak için onlar arasında kur'a çekerek veya belli bir miktarda alım yapanları, iş verenleri tespit ve tercih ederek hediyeler verebilir, bir şeyler bağışlayabilir; bunda sakınca yoktur. Piyango ve benzerleri böyle değildir. Piyango idaresi başka bir iş yaparak ve o işten kazandığının bir kısmını ayırarak müşterilerine dağıtmıyor (hibe etmiyor, bağışlamıyor); bilet alanların paralarını topluyor, çekiliş yaparak (bir nevi kur'a çekerek) onların bir kısmına veriyor, kendisi de büyük bir pay alıyor. Bilet alanlar verdikleri para karşılığında bir mal veya hizmet almıyorlar, parayı idareye veya bileti kazananlara da bağışlamıyorlar; bilet alanın amacı az verip çok kazanmaktır. Kazanma yolu da kumardır; yani birçok kişinin parasını bir araya getirip, her biri büyük pay kendinin olsun diye beklerken içlerinden birkaçına (kurayı, çekilişi kazananlara) vermekten ibarettir. Üç beş kişinin ortaya birer milyon lira koyup zar atarak, kâğıt çekerek, atlar koşturarak... hangisininki kazanırsa parayı alması ile piyango vb. arasında bir fark yoktur. Dükkandan, marketten alış veriş yapan verdiği paranın karşılığı olan mal veya hizmeti almaktadır, market sahibinin verdiği armağan ise onun kendi kazancından ayırıp verdiği bir bağıştır. Kumar oynayan (bilet alan, totoya, lotoya para yatıran) bu para karşılığında idareden bir mal almaz, toplanan paradan -verdiğine nisbetle daha fazla olan miktarı- kazanmak ister; kazandığı da diğer bilet alanların, kazanmak isteyenlerin, oyuna/çekilişe katılanların paralardır. İdarenin dince kumar sayılan bu işlemden kazandığı paranın bir kısmını veya tamamını kamu yararına, hayır ve hasenâta harcaması yapılan şeyi meşrulaştırmaz, helal hale getirmez. Haram sayılan yoldan kazanılan diğer paralar da böyledir; onları iyi yerlerde harcamak yapılan işi meşrulaştırmaz; mesela elde etme yolu hırsızlık ise bunu hırsızlık olmaktan çıkarmaz, hükmünü değiştirmez.

 

Soru:
1- Şu ana kadar ki iş tecrübem genellikle faizsiz bankalarda programcılık üzerine oldu. Mevcut tecrübem itibari ile orada bir bankada iş bulmak diğer sektörlere göre daha kolay olacak. Yabancı bir ülkede de olsa bankada çalışmak haram mıdır?
Cevap:
1- Müslüman bir şahıs faizcilik yapan bir kurumda çalışamaz. Faizcilik bütün hak dinlerde haramdır. Oraya gittiğinizde başka bir iş bulamaz da aç kalırsanız, iş buluncaya kadar bankada çalışabilirsiniz.


http://www.hayrettinkaraman.net/sc/index.htm


Yorumlar alınıyor...

Son Eklenenler

Blogu RSS olarak eklemek için tıklayın
Mynet Eksenim’de yer alan içerikler yükleyen kişilerin kendi görüşleridir. Mynet Eksenim bu içerikleri benimsememektedir.
İçeriklerden Mynet veya www.mynet.com sorumlu tutulamaz.