Soru:
Yüce yaratıcı Allah insanları neden yaratmıştır?
Cevap:
Allah Teâlâ'nın yüce ve kâmil sıfatları vardır, bunlardan biri de yaratma
sıfatıdır. Bu sıfatın âtıl olması, hiç olmaması gibidir, faal olması ise
devamlı yaratmanın bulunmasını gerektirir. Allah yaratandır, en güzel yapandır,
mutlak iyilik, güzellik ve kemaldir. İşte bu sıfatların eseri, tecellîsi
(ilgili olduğu yerlerde eserlerinin görülmesi) diğer varlıklar arasında insanın
da yaratılması sonucunu doğurmuştur. İnsan Allah'ın, birden fazla sıfatının
tecelli ettiği, eserinin görüldüğü bir varlıktır, yaratılmışların -bu bakımdan-
en kâmilidir. Yaratılış amacına uygun olarak varoluşunu gerçekleştirdiği
takdirde (yani Allah'ı bilme, O'na inanma ve O'nun rızasına uygun bir hayat
geçirme amacını gerçekleştirmesi durumunda) insan, dünya ve ahirette mutlu
olacak, Allah Teâlâ'nın nice sıfatlarının eseri onda tecellî edecek, ilâhî
güzelliklerin -deyim yerinde ise- kopyası, yansıması onda gerçekleşecek, ölümden
ve kıyametten sonra gelecek/yaşanacak olan ebedî ahiret hayatında ise yine Yüce
Mevlâ'nın ebedîlik sıfatının insancası yaşanacaktır.
Soru:
Cinler normal insanlara zarar verebilir mi? Muska kullanmanın hükmü nedir; şirk
olarak değerlendirilebilir mi?
Cevap:
Cinlerin, normal insanlara zarar vereceğine ben de inanmıyorum. Muska hakkında
bir hadis rivayet ediliyor, ama bu, kendisi dua okuyamayan çocuklar için;
büyükler Allah'a dua ederler, ilgili ayet ve duaları okurlar, bunlar ilaç gibi
birer şifa ve koruma vesilesi olur. İlaç almak şirk olmadığı gibi, şifa ve
korunma için dua ve Kur'an okumak da şirk olmaz.
Soru:
Mezar yapımında mermer kullanmak israf olur mu ve bir de mezarda haç işaretinin
bulunmasının sakıncası var mıdır?
Cevap:
Müslümanın mezarında -veya başka bir yerinde- haç işaretinin bulunması elbette
caiz değildir. Bu işaret Hz. İsa'nın çarmıha gerilerek öldürüldüğünü temsil
eder ve Hristiyanlar bu sembolün önünde ibadet ederler. Müslümanlara göre böyle
bir şey olmamış, Hz. İsa çarmıha gerilmemiştir ve haça, haçın önünde ibadet
edilmez.
Mezarların mümkün olduğu kadar basit ve sade olarak yapılması gerekir. Mezara
yapılacak aşırı, israfa kaçan harcamaları, "sevab ölülerimizin olsun
niyetiyle" yoksullara verirsek onlar bundan daha ziyade fayda görürler.
Soru:
Arkadaşlar arasında, yenenin kola, tatlı vs. ısmarlayacağı şekilde futbol vb.
oyunlar oynuyorlar. Bu da kumara girer mi?
Cevap:
Evet, bu (oyunda yenen veya yenilenin bir şeyler ısmarlaması ve tarafların bunu
yiyip içmesi) da kumara girer. Caiz olan oyunların kumara alet edilmemesi,
kazananın, kazanma sonucunda oyuna girenden (girenlerden) bir menfaat elde
etmemesi gerekir.
Soru:
Kredi kartı ile alışveriş caiz midir?
Cevap:
Kredi kartı ile borçlanmada eğer borç, "süresi içinde, faiz tahakkuk
etmeden, süresi geçtiği için borç faizli krediye dönüşmeden" ödenirse bu
alım-satımda bir sakınca ve günah yoktur. Alınan küçük yüzdeli ek ödeme, parayı
tahsil eden, kefalet ve vekalet yoluyla işlemi takip eden kurumun (bankanın)
komisyonu; yani para havalesinde aldıkları gibi hizmet ücretidir. Özel Finans
Kurumları ise, kart hamilini vekil kılarak malı aldırıp sonra onlara satmak
şeklinde işlem yapmakta, satarken bir kâr koymaktadırlar. Vade farkı faiz
değildir, malı para ile sattığınızda faiz oluşmaz.
Soru:
Faizli bir bankanın bankamatik kartını kullanmak kişiyi ne kadar sorumlu yapar?
Cevap:
Müslümanların, "emir bi'l-ma'rûf nehiy ani'l-münker" diye ifade
edilen bir ödevleri vardır; buna göre ayıba, günaha, harama ve bunları
işleyenlere karşı, güçlerinin yettiği, imkanlarının elverdiği ölçüde tavır
almaları, bu kötülükleri engellemek için çaba göstermeleri gerekir. Bankalar
asıl iş olarak, İslam'ın haram kıldığı faiz işlemleri yapmakta, faiz alıp
vermektedirler. Bunlara karşı tavır almak için de -ortada bir zorunluluk
bulunmadıkça- kapılarından içeri girmemek gerekir.
Soru:
Güvenlik amacıyla bankalara vadesiz para yatırılabilir mi?
Cevap:
Bugün güvenlik bakımından ÖFK da amaca uygundur. Bankaya para yatırdığınız
zaman, siz faiz almasanız bile paranız sisteme girer; yani onunla faizcilik
yapılır, banka faiz geliri elde eder, günah sizin, kâr da bankanın olur. Bu
sebeple paranızı ÖFK'a yatırmanızı tavsiye ederim.
Soru:
Bankaların özel emeklilik uygulamalarının hükmü nedir? Birikimlerimizi harama
düşmeden nasıl değerlendirmemizi tavsiye edersiniz?
Cevap:
Bunun (bankaların özel emeklilik uygulamalarının) hayat sigortasından farkı
yok. Esası parayı şahıstan alıp, en çoğu faiz gelirine yönelik olarak
değerlendirmek ve vatandaşa verdiğinin daha fazlasını geri vermektir; az para
verip çok para almanın adı faizdir; çok parayı kazanan da faiz yoluyla
kazanmaktadır; bu sebeple helal değildir.
Birikiminizi, taşınmaz mal, altın, döviz ve hisse senetlerine paylaştırarak
değerlendirin, özel finans kurumlarında değerlendirin.
Soru:
Altın ve gümüş ziynet (süs malzemesi) niçin kadına helal de erkeğe haramdır?
Cevap:
İslam dini insanın, yaratılıştan gelen (tabîî, fıtrî) ihtiyaç ve eğilimlerine
uygun bir yönlendirmeyi tercih ediyor, insanların uyumda zorluk çekecekleri
teklifleri -buna dinin insana yönelik yüce amaçlarıyla ilgili- zorunluluk
bulunmadıkça insanlara yüklemiyor. Bu cümleden olarak kadınların dış
görünüşlerine daha çok önem verdiklerini ve süslenmeye eğilimlerinin
erkeklerden daha fazla olduğunu göz önüne alarak, süslenmenin vazgeçilmez bir
aracı olan zineti (altın, gümüş, mücevher veya âdi maddelerden yapılmış süs
eşyasını) kadınların kullanmalarına izin veriyor. Erkeklere altın ve gümüş
zineti, her iki cinse altın ve gümüşten yapılmış ev ve mutfak âletlerini
(eşyasını) yasaklıyor. Yasaklıyor çünkü hem altın ve gümüşün ekonomik değerleri
sebebiyle sandıklarda ve vücutlarda değil -özellikle nakit olarak
kullanıldıkları devirlerde- piyasada bulunması gerekiyor, hem de erkeklerin
süslenmeye değil, sadeliğe ve gerektiğinde savaş insanları olarak heybete
ihtiyaçları bulunuyor.
Soru:
Hocam marketler çekiliş kuponu veriyorlar, insanlar araba vs. çıkması için o
kuponları alıyorlar, buna haram demiyoruz, oysa milli piyango gibi şeylere
haram diyoruz; aradaki fark nedir?
Cevap:
Bir ticaret veya zenaat ile meşgul olan kimse müşterilerini arttırmak için
onlar arasında kur'a çekerek veya belli bir miktarda alım yapanları, iş
verenleri tespit ve tercih ederek hediyeler verebilir, bir şeyler
bağışlayabilir; bunda sakınca yoktur. Piyango ve benzerleri böyle değildir.
Piyango idaresi başka bir iş yaparak ve o işten kazandığının bir kısmını
ayırarak müşterilerine dağıtmıyor (hibe etmiyor, bağışlamıyor); bilet alanların
paralarını topluyor, çekiliş yaparak (bir nevi kur'a çekerek) onların bir
kısmına veriyor, kendisi de büyük bir pay alıyor. Bilet alanlar verdikleri para
karşılığında bir mal veya hizmet almıyorlar, parayı idareye veya bileti
kazananlara da bağışlamıyorlar; bilet alanın amacı az verip çok kazanmaktır.
Kazanma yolu da kumardır; yani birçok kişinin parasını bir araya getirip, her
biri büyük pay kendinin olsun diye beklerken içlerinden birkaçına (kurayı,
çekilişi kazananlara) vermekten ibarettir. Üç beş kişinin ortaya birer milyon
lira koyup zar atarak, kâğıt çekerek, atlar koşturarak... hangisininki
kazanırsa parayı alması ile piyango vb. arasında bir fark yoktur. Dükkandan,
marketten alış veriş yapan verdiği paranın karşılığı olan mal veya hizmeti
almaktadır, market sahibinin verdiği armağan ise onun kendi kazancından ayırıp
verdiği bir bağıştır. Kumar oynayan (bilet alan, totoya, lotoya para yatıran)
bu para karşılığında idareden bir mal almaz, toplanan paradan -verdiğine
nisbetle daha fazla olan miktarı- kazanmak ister; kazandığı da diğer bilet
alanların, kazanmak isteyenlerin, oyuna/çekilişe katılanların paralardır.
İdarenin dince kumar sayılan bu işlemden kazandığı paranın bir kısmını veya
tamamını kamu yararına, hayır ve hasenâta harcaması yapılan şeyi
meşrulaştırmaz, helal hale getirmez. Haram sayılan yoldan kazanılan diğer
paralar da böyledir; onları iyi yerlerde harcamak yapılan işi meşrulaştırmaz;
mesela elde etme yolu hırsızlık ise bunu hırsızlık olmaktan çıkarmaz, hükmünü
değiştirmez.
Soru:
1- Şu ana kadar ki iş tecrübem genellikle faizsiz bankalarda programcılık
üzerine oldu. Mevcut tecrübem itibari ile orada bir bankada iş bulmak diğer
sektörlere göre daha kolay olacak. Yabancı bir ülkede de olsa bankada çalışmak
haram mıdır?
Cevap:
1- Müslüman bir şahıs faizcilik yapan bir kurumda çalışamaz. Faizcilik bütün
hak dinlerde haramdır. Oraya gittiğinizde başka bir iş bulamaz da aç
kalırsanız, iş buluncaya kadar bankada çalışabilirsiniz.
http://www.hayrettinkaraman.net/sc/index.htm