ufka uzanan yol sana gelen yolsa.....

şiir,mizah,kısadan hisse,(ama pay çıkarabilene)
Tüm blog iletileri >>

sonuna kadar okumadan sakın çıkma LÜTFEN

18.11.2008 17:32:21 | 40 kez okundu.
18 Kasım
bu alana girdin bu yazıyı okumadan sakın çıkma
SONUNA KADAR MUTLAKA OKUYUN !!!!!
 
 
 
 
 

 
TASARRUF
  
 
'5 yaşında idim.
 Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu.
 Bir tane yere düştü.
 Babaannem eğildi, aramaya  başladı.
 Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya  çalışıyordu .
 Çocukluk işte,

 
-Aman babaanne dedim.
 -Bir pirinç tanesi için bu kadar çaba harcamaya, yorulmaya değer mi?
 Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.
 -Sen oturduğun yerden ahkâm  kesiyorsun;  dedi.
 -Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç  tanesinde  kaç insanın göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?'
 Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.
 
 Aradan yıllar geçti.
 Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
 Alain'in proposlarını okuyorum.
 Birden irkildim.
 Babaannemi hatırladım.
 Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı  ihanet etmiş olur diyordu.
 İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanın alın teri, göz nuru, el  emeği vardır diyordu.
 
 On dokuz yıl evveldi.
 Stockholm'e gitmiştim.
 Bir otele indim.
 Geceydi.
 Sabahleyin, traş olmak için lavaboya  gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
 'Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın, yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa,     İsveç çelik sanayisine yardımcı olun' diyordu.
 Doğrusu hayretler içinde kaldım.
 Çocukluğumdan beri çelik eşya  denince akla İsveç çeliği gelir.
 Birçok eşya  üzerinde'  İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.
 İste o  ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe  gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,  gelen  turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.
 
 İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.
 'Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek. Siz  lütfen  hazırlığınızı yapın.
 Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç  ziyanına engel olun.'
 
 Japon'lar son derece sade, basit, yalın, mütevazi  yaşayan insanlardır.
 Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japon'lara göre ruhen tekamül edememiş,hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir.
 Böyleleriyle; evini mezat salonuna  çevirmiş zavallı, diye eğlenirler.
 Bir insanın gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.
 Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor.
 Zamanın başbakanı meclisi  toplar.
 Kürsüye çıkar.
 Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve;

 
-Şu andan itibaren der,
 
-Tanrı şahidim olsun ki, Japon'ların iç ve dış  borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir  şey  yemeyeceğim.
 -Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
 Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır.
 Japonya bütün  borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün  kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını  söylemeye  gerek  yok.
 Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını  gördüm.
 Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazi, ne kadar gösterişten uzak...
 
 *Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan boş yere akıtmakta, gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?
 
 *Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle  örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.
 
 BİR MIH BİR NALI.
 BİR NAL BİR  ATI , BİR AT BİR KOMUTANI, 
 BİR KOMUTAN BİR ORDUYU
 BİR ORDU BİR ÜLKEYİ KURTARIR diyordu..
 
 Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.
 Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.
 
 Sanırım ' forward ' edilmesi gereken bir mesaj  varsa  o da budur...
 
Yorumlar alınıyor...

Son Eklenenler

Blogu RSS olarak eklemek için tıklayın
Mynet Eksenim’de yer alan içerikler yükleyen kişilerin kendi görüşleridir. Mynet Eksenim bu içerikleri benimsememektedir.
İçeriklerden Mynet veya www.mynet.com sorumlu tutulamaz.