EŞŞEK & İNEK & BEYGİR
15.07.2009 04:46:59
|
427 kez okundu.
Bir inek, bir beygir, bir eşek, dağılıp
insanların ne
yaptıklarını
öğrenmeye ve beş yıl sonra buluşmaya karar
verdiler.
Her biri başka yöne yola çıktılar.
Beş yıl sonra buluşma yerine önce inek ile
beygir geldi.
Ikisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri
dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta
çökmüşlerdi.
Beygir sordu: 'Nedir bu halin inek?..'
Inek iç çekerek anlattı:
'Bu insanlar merhametsiz. Beni durmadan
birbirlerine
sattılar. Alan
sütümü sağdı. Bir inek daha varmış, onu
yanıma
koyup çifte koştular,
aç bıraktılar. Canımı zor kurtardım be
kardeş...'
Sonra beygir anlattı:
'Benim de ağzıma bir demir parçası
geçirdiler,
ağzımı açamadım.
Üzerime bi ndiler. O indi öbürü bindi, o indi
öbürü bindi...
Binmedikleri zamanlar zincire vurdular...
Belim çöküp de
onları
taşıyamaz bir hale geldiğimde arkama
kocaman bir araba
bağladılar, bu
sefer birçoğunu birden taşımaya başladım.
Ben onları
taşıdıkça
kırbaçladılar.. Canımı zor kurtardım yav inek
kardeş...'
Ve uzaktan eşek gözüktü.
Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata
geldi.
Mutluydu.
Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin
içi
gülüyordu, üzerinde
lacivert takımlar vardı.
İnek ile beygir, 'Nedir bu halin, neler oldu'
diye
merakla sordular, eşek anlattı:
'Bir memlekete vardım, birisi bağırdıkça
insanlar
onu alkışlıyordu.
Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım.
Benim
bağırmamı bilirsiniz,
duyan benim yanıma koştu, duyan koştu. Onlar
geldikçe
ben daha çok
DİN-İMAN-TÜRBAN-falan-filan diye
bağırdım...'
'Sonra?..'
'Sonra beni başkan seçtiler...'
'Yani sen başkan mı oldun ?..'
'Evet... Bir şey yapmama gerek kalmıyordu,
ben
bağırdıkça onlar
'Memleket seninle gurur duyuyor' diye
alkışladılar.. Yiyecek birçok şey
vardı. Ben ise yedim ve bağırdım, yedim ve
bağırdım...'
'Pekiii ... Senin eşek olduğunu anlamadılar
mı?...'
Eşek yanıtladı: 'Yarısı anladı ama ,
DİĞER YARISINA ANLATAMADI !....