Herkes kendi hikayesini yaşar tüm şehirlerde…
11.11.2009 22:47:23
|
126 kez okundu.
Tüm blog iletileri >>

Herkes kendi
hikayesini yaşar tüm şehirlerde…
Aslında bu kalabalıkta birazda kendi
yalnızlığında kürek çeker o büyük
sırra doğru…
Ve bu hayat
yolculuğunun bilmem kaçıncı durağında şöyle bir durup
düşününce hep olmayı
istediğimiz şu “iyi insan olmak” kavramına
takıldım…
İyi insan
olmak
Doğru, dürüst, samimi, içten ve güler yüzlü olmak… Mutlu
ve umutlu olmak…
Huzurlu ve sağlıklı olmak… Karşılık beklemeden, sonuç
istemeden,
zarar vermeden yaşamaya çalışmak…Neşeli, coşkulu, sadece kendi
iyiliğini değil herkesin iyiliğini düşünerek çabalamak…
Kimseyi
ırk, dil, din, milliyet ayrımı yapmadan sadece toplumsal
sıfatlarına değil
insanlığına değer vermeye çalışmak… Yani onun
toplumdaki sonradan edindiği o pek
alingirli(!) sıfatlarına değil
insanlığına saygı duymak.
Ve iyi
insan olmak için bütün bunların yanında aynı zamanda…
Meraklı
olmak…
Çalışkan olmak..
Sabırlı olmak gerek…
Dayanıklı
olmak gerek…
Bu arada kabul ediyorum hayat yolculuğunda anlamlı
bir yaşam için
sadece iyi insan olmak yetmez.. İşinizde de iyi olmak gerek… Yani
iyi
esnaf, iyi işçi, iyi öğretmen, iyi memur… Sonra iyi baba, iyi anne, iyi eş
olmak ta gerek…
Sonra iyi bakmak, görmek, bilmek ve iyi sevmek…
Ne
çok şey varmış iyi olmamız gereken…
Peki iyi olmak yetiyor
mu?
Valla ister kabul edin ister etmeyin bence yetmez, iyi kalmak da
gerek.
Yani sadece bir zamanda olmak yetmez, her zaman iyi olmak
ve her
zaman doğru, dürüst ve samimi olmak vs...gerek. Eğer bugün de iyi
değilseniz, geçmişteki iyilikleriniz bir işe yaramaz ve kaybetmeye
başlarsınız.
İyi kalabilmenizi sağlayacak en önemli unsurlardan
birisi ise kabul
görmektir.
Çevrenizde kabul görüyorsanız yani bu
iyilikleriniz görülüyor,
anlaşılıyor, takdir ediliyor ve destekleniyorsa o zaman
sizde kendi
iyiliğinizden keyif almaya başlar yeni iyilikler edinirsiniz ve iyi
kalmak
için de çabalarsınız.
Ve ben bu çabalamada hepimize
başarılar dilerim…