Seninle her gün hayatı yeniden keşfediyorum. Bana her gün keşfedilecek bir şey sunuyorsun mutlaka. Soluksuz keşif maceralarının yorulmaz kaşifi oluyorum
En güzel zamanlarımın sahibisin sen. Seninle geçirdiğim kısacık anlar bile unutulmaz oluyor. Bitmesin istiyorum. Ya yoksan? İşte o zaman akmaz oluyor dakikalar,bir işkenceye dönüşüyor zamana katlanmak.
Seni görmem için yüzüne bakmam gerekmiyor. Gördüğüm her güzel şeydesin. Aslında her şeyi güzel yapan sensin. Güzellik senin varlığınla anlam kazanıyor.
Yıllardır sakladığım aşk sözcüklerini ortaya çıkardın. Kıymet bilmez yüreklerden sakındığım o sözcükleri şimdi korkmadan,gururla söyleyebiliyorum. Biliyorum ki bir tek sen hak ediyorsun onları.
Korkmadan acıyorum yüreğimin tüm kapılarını sana. Biliyorum ki hoyrat davranmayacaksın, biliyorum ki kanatmayacaksın yüreğimi.
İçimdeki yaramaz çocuğu ortaya çıkarmayı biliyorsun. Benimle çocuklaşıyorsun sen de. Hayatı bu kadar ciddiye alanlara inat oyunlar oynuyoruz birlikte, bıkmadan usanmadan.
Beklentisiz sevmenin ne olduğunu biliyorsun,' önce sen beni sev, ben seni daha sonra severim ' demiyorsun. Açıyorsun yüreğini cesurca. Cesaretinle beni kendine hayran bırakıyorsun.
Bana değer veriyorsun. Gözünden bile sakınıyorsun beni. Benim için endişe duyuyorsun, beni merak ediyorsun. Birisi tarafından merak edilmek meğer ne kadar güzel bir şeymiş.
Beni baştan çıkarıyorsun. Tutkunun ateşinde eriyorum seninle. Dokunduğun an öyle bir sıcaklık kaplıyor ki bedenimi, üzerime buz yağsa üşümeyeceğimi biliyorum.
Kıskanıyorsun beni. Öyle tadında, öyle kararında kıskanıyorsun ki bu çok hoşuma gidiyor. Ne aşırıya kaçarak sıkıyorsun beni, ne de hiç kıskanmayarak umursamaz görünüyorsun.
Beni kaybetmekten korkuyorsun. Aynı şekilde bende seni. Birbirimiz olmadan bu hayatın yaşanmaz hale geleceğinin farkındayız. Bu yüzden daha fazla sahip çıkıyoruz birbirimize.
Ben özür dilediğimde de affedebiliyorsun. Hatamın farkına vardığımda sürekli geriye dönüp bunu yüzüme vurmuyorsun. Böylece hep geçmişteki hatalarımıza takılıp kalmıyoruz. Geleceğe umutla bakıyoruz.
SENİN AĞZINDAN ADIMI DUYMAK ÖYLESİNE GÜZEL Kİ... BANA ADIMLA SESLENDİĞİN ZAMAN EVET BU BENİM DİYORUM. SEN ADIMI SÖYLÜYORSUN YA, KENDİMİ DÜNYANIN EN ÖZEL İNSANI SAYIYORUM.
Issız bir adaya götürmek istediğiniz üç şey diye sorduklarında benim üç şeye ihtiyacım yok sadece sevgilime ihtiyacım var diyebiliyorum.
Bir gün beni terk edeceksin diye ödüm kopuyor. Tüm çabam seni kaybetmemek için. Sensiz olmayı düşünmek görülebilecek en korkunç kabus benim için.
Beni kırmaktan incitmekten korkuyorsun. Bana zarar vermeye kalkanlara bütün benliğinle karşı duruyorsun. Ben birazcık üzülsem sen acılar içinde kıvranıyorsun.
Geçmişe dair bir acımı anlatsam göz yaşlarınla yıkıyorsun yaramı. Beni üzenlere lanet edip öpücüklerinle kendime gelmemi sağlıyorsun.
Sadece kendi kelimelerinden oluşan şiirler yazdın bana. Her bir kelimesini yüreğinden geçirip aşkınla süsleyip öyle sundun şiirlerini. Bana kendimi adına şiir yazılacak kadar değerli hissettirdin.
Birinin bensiz yaşayamayacağı, benden vazgeçemeyeceği, bütün dünyasını benim üstüme kurduğunu bilmek öyle müthiş bir duygu ki. Sen olmasan bu duygunun farkında bile olmazdım.
Tartışmalarımızda kişiliğimi zedeleyecek şeyler söylemiyorsun. Zaaflarımı koz olarak kullanmıyorsun. Benimle beni yenmek için kavga etmiyorsun. Biliyorsun ki aşkta yenen yada yenilen yoktur.
Korkunca saklandığım sığınağım, yorulduğumda dinleneceğim limanımsın. Bazen güçsüzlüğümle çıkıyorum karşına, yadırgamıyorsun, yargılamıyorsun.
En kötü fıkrama bile deli gibi gülüyorsun. Sen güldükçe ben başka fıkralar anlatmak istiyorum. Büyük olasılıkla o fıkralar öncekinden de kötü oluyor. Ama sen durmadan gülüyorsun.
Sürekli saçlarını okşamak geliyor içimden. Ellerini tutmak,kokunu içime çekmek,durup durup dudaklarından öpmek istiyorum. Ne kadar öpersem öpeyim bunun bana yetmeyeceğini de biliyorum.
Hiç sönmeyecek bir yangınsın sen. Okyanusu boşaltsalar üzerimize sönmez askımızın ateşi. Yüreklerimizden çıkan alevler gökyüzüne kadar uzanıyor, kızıla boyuyor.
Bana aşkım değil 'aşkımmmm' diyorsun. O bir tek sözcüğe aşkın bütün anlamlarını yüklüyorsun. Bana her seferinde iyi ki senin aşkınım dedirtiyorsun.
Benimle dans edebiliyorsun. Bilmesen bile bana ayak uydurmak için elinden gelen çabayı gösteriyorsun. En azından dans edelim mi dediğim zaman beni reddetmiyorsun.
Bu aşka ruhunu adadın. Tüm varlığınla yasıyorsun aşkı. Zaten aşk dediğin de böyle yaşanmalı. Ya tam anlamıyla vereceksin kendini aşka ya da hiç girmeyeceksin bu işe.
Sen aşkın ta kendisisin. Aşkı sensiz seni aşksız düşünemiyorum. Sen yoksan aşk ta yok benim için. Senin yüreğinle anlam bulmayan aşk hiç yaşanmasın daha iyi.
Bana annem kadar yakınsın. En sıkıntılı anlarımda bile biliyorum ki, senin sakın limanına demirleyip huzur bulabileceğim.
Sabahları beni uyandırmaya kıyamıyorsun. Yanımda öğlece durup benim uyumamı izliyorsun. Sadece uyuyayım diye benim yapmam gereken işleri sen hallediyorsun.
Eleştirilerini herkesin ortasında değil yalnızken yapıyorsun. Eleştirirken de kırıcı değil yapıcı olmaya çalışıyorsun. Ve eleştirilerini yaparken beni sevdiğini hissettiriyorsun.
Aramızda geçenleri sır paylaşmak adına arkadaşlarına anlatıp bizi ağızlarda sakız etmiyorsun. Özel olan özel kalır diye düşünüyorsun. Paylaşmamız gerekenleri de birlikteyken anlatıyorsun.
Mecburen gittiğimiz kalabalık bir yemekte bize farklı yerler ayrılmış olsa bile ne yapıp edip yanıma oturuyorsun. Zaten ben de yanımdan bir saniye bile ayrılmanı istemiyorum ki.
Benim için çok önemli bir toplantıda ya da sınavda bir anda her şeyi unutup seni hayal etmeye başlayabiliyorum. Toplantı da sınav da kötü geçsin umurumda değil. Ben sana kavuşacağım anı düşünüyorum.
En olmadık yerde bile bir çaresini bulup bana dokunuyorsun. Sevginin sıcaklığını hissettiriyorsun. O dokunuşlarının sonsuza dek bitmemesini istiyorum.
Başkalarına karşı her zaman adilsin. Bir tek konu ben olduğum zaman taraflı davranıyorsun. E ama ben senin sevgilinim öyle değil mi?
m.coşkundeniz