KENDİ CİNSELLİĞİNİ BİLMEMEK

22.07.2008 13:22:06 | 160 kez okundu.

Bir okur sorusu ile başlamak istiyorum;
 Merhaba Eren Bey; benim açımdan çok önemli olan bir sorum var. Şimdi 21 yaşında bir kızım; ben küçükken evimizde fare varmış ve kardeşimin burnunu kemirmişler. Ben de acaba beni de herhangi bir şekilde kemirmişler midir diye tam anlamıyla yani jinekolojik yönden muayene olmak istiyorum; bu belirlenebilir mi? Yani kemirmiş olsaydı herhangi bir iltihaplanma,ateş olur muydu, nasıl belirlenir? Bana hastanelerin hangi dalları  yardımcı olur, adli tıp mı, laboratuar mı, neresi? 

 

Cevaplamak üzere sizin sorunuzu iki sebeple seçtim; birincisi endişenizi gidermek, ikincisi ise sorunuzu kullanarak toplumsal bir çıkarımda bulunmak.

Çok açık ifade edilmemiş olmakla birlikte cinsel organınızın fareler tarafından hasara uğratıldığından endişe ettiğiniz anlaşılıyor. Vücutta doku hasarına sebep olabilecek her türlü hayvan ısırığı genellikle enfeksiyonla seyreder. İnsanların ve hayvanların ağzı mikroplar açısından çok zengin olduğu için ısırılan dokuda kızarıklık, ağrı, ateş, şişlik gibi iltihap belirtileri ortaya çıkar. Farelerin kulak, burun gibi uzuvları kemirip yedikleri bir şehir efsanesi olmakla birlikte, eğer cinsel organınızın başına böyle bir şey gelmişse bu durum bir kadın doğum uzmanı tarafından yapılacak muayene ile kolaylıkla anlaşılır.

Gelelim işin çıkarım kısmına. Biraz detaylı gözlendiğinde toplumdaki eksik ve yanlış bilgi akışını görmemek mümkün değil. Birçok kişi birçok şeyi kıyısından köşesinden biliyor ve genellikle yanlış ilişkilendirmeler yapıyor. Doğru bilmesi gereken konuları ise hiç bilmiyor. Sizi ele alalım; yetişkin bir insan olarak kendi anatominizi ve cinsel organınızın yapısını çok iyi bilmeniz gerekirken, buralarda bir hasarın olup olmadığının ayrımına varamıyorsunuz.

Yetmezmiş gibi kadın cinsel organları ile ilgili hastalıklara bakan tıp dalının 'kadın hastalıkları ve doğum' olduğunu bilecek yaşta olmanıza rağmen 'adli tıp' benim sorunuma çözüm olur mu diyorsunuz.

Düşünecek olursak, direk hasta ile ilişkisi çok az adli tıbbin ilk ağızda akla gelmesinin  sebebi, popüler yaygın kültürün yanlış bilgi akışı. Dizi filmlerde kurumuş ter damlasından Amerikan başkanına suikastı çözen  adli tıp bilimi imajı sizin fare kemirmenize çare gibi geliyor; 'eğer küçükken bir yerimi fare kemirmişse bunu ancak adli tıp yada suç laboratuvarı bulur.'

Gerçek kurgu ile, bilgi düzmece ile karışıyor. Dizi filimler, üfürük gazete haberleri, umut tacirlerinin yada şöhret avcılarının beyanları gerçek bilginin yerini alıyor. Bilimsel sahteciliğin ve bilerek cehaletin desteği de bunlar. İnsanlık tarihi kasıtlı yada kasıtsız bu tür şarlatanlıklarla dolu.

Sakın suçun hepsini sizde sanmayın; kimse bilmemeyi tercih etmez. Ama öğrenmeye dikkat ve zaman harcamak gerektiğinden bazen bu çabadan kaçanlara rastlıyoruz.

Ben çözümü, akılcı düşünmeyi  öğreten zorunlu sekiz yıllık temel eğitimde görüyorum. Burada öğretilecek doğru düşünme ve analiz etme metodolojisi bilgiye ulaşmada ve doğru ile yanlışı ayırt etmede yol gösterici olacaktır. Nasıl doğru düşünüleceği ve değerlendirileceği bilgisi yaşamın daha ileriki aşamalarında da kullanılacak en önemli kozdur.Bilgi çağında yaşarken ve her yönden durmaksızın veri akışı sürerken  kaybolmadan yolu bulmak ancak böyle mümkün.

Sayın eğitimcilere son bir sözüm olacak. Ne olur, çocuklara insan vücudunu ve anatomisini hiçbir detayı gizlemeden açıkça öğretin. Çünkü bedeni insanın tek gerçek serveti ve onun sorumluluğunu asıl kendisi taşıyor. Doğruyu bilmeden ona iyi bakması ve sağlam tutması mümkün değil.Sağlıkla kalın.

 

Uzm.Dr.Eren Eroğlu

Son Eklenenler

Blogu RSS olarak eklemek için tıklayın
Mynet Eksenim’de yer alan içerikler yükleyen kişilerin kendi görüşleridir. Mynet Eksenim bu içerikleri benimsememektedir.
İçeriklerden Mynet veya www.mynet.com sorumlu tutulamaz.