KUBİLAY, 78 YIL ÖNCE KATLEDİLDİ
25.12.2008 11:22:28
|
34 kez okundu.
1930 yılında Menemen'de isyan girişiminde bulunan gerici kuvvetler, genç Cumhuriyet için gövdesini siper eden Asteğmen Kubilay'ı katlettiler. Bu olay, Cumhuriyet rejiminin, 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayı olarak tarihe geçti. 78 yıl önce gerçekleşen bu olay da göstermektedir ki, Türkiye Cumhuriyeti'ne kasteden gerici ve bölücü kuvvetler hep emperyalizmden güç almaktadırlar. 23 Aralık 1930'da gerçekleşen isyan girişiminin izleri de bunu ispatlamaktadır. İşte Kubilay olayının arka perdesi…
Mustafa Fehmi Kubilay, 24 yaşında genç bir Cumhuriyet öğretmeniydi. 1930 yılında askerlik görevini yerine getirmek üzere Menemen'de bulunuyordu. 23 Aralık günü Nakşibendî tarikatına bağlı olan Derviş Mehmet'in liderliğindeki isyan girişimine tanık oldu. Beraberindeki askerlerle gruba uyarı ateşi açtılar. Ancak silahlarında manevra mermisi bulunduğundan etkili olamadılar. Derviş Mehmet ve bir müridi, olaylar sırasında ağır şekilde yaralanan Kubilay'ın başını canlı canlı gövdesinden ayırdılar. Sonra da başını yeşil bir bayrağın tepesine takarak Menemen sokaklarında dolaştırmaya başladılar. Bu sırada, kendilerine müdahale eden Şevki ve Hasan adlı kahraman iki bekçiyi de öldürdüler.
Cumhuriyet karşıtı bu isyan, arkadan yetişen askeri birlikler tarafından şiddetle bastırıldı. Bu arada Derviş Mehmet de vuruldu. Kaçanlar yakalandı, ilişkisi olanlar hakkında hemen kovuşturma başlatıldı.
Menemen olayının hazırlayıcılarından olan Nakşibendî tarikatı lideri Şeyh Esat'ın oğlu Mehmet Ali ve 37 kişinin idamına karar verildi. Nakşibendi Şeyhi Esat Efendi ise ilerlemiş yaşından dolayı 24 yıla hapis oldu. Fakat tutuklu bulunduğu sırada hastalığından dolayı öldü.
Peki, kimdir bu isyanı başlatanlar ve kimden emir almaktadırlar?İsyanın arkasında İngiliz emperyalizminin olduğu bugün bilinen bir gerçektir. İsyan kararını alanlar arasında İngiliz Muhipleri Cemiyeti Başkanı Sait Molla, Erbilli Şeyh Esat, Giritli Hüsnü Bey ve Giritli Şeyh Sükuti yer almaktadır.
Şeyh Esat'ın yurt dışı bağlantısı ile ilgili olarak Askeri Mahkeme Başkanı General Mustafa Muğlalı, şunları söylemiştir: "Şeyh Esat, hilafet komitesiyle alakasına dair bir itirafname hazırlıyordu. Bu münasebetle İngiliz casusu Lawrence ile münasebette bulunduğunu da doğrulamaktaydı. Fakat hastalığı bunu yazıp bitirmesine mani oldu."
Eylemin planlayıcılarından Manisa Mutasarrıfı Hüsnü Bey de Nakşibendî tarikatı mensubudur. Hüsnü Bey, 8 Eylül 1922'de Yunan güçleri ile birlikte Manisa'yı terk ederek Yunanistan'a kaçmıştır. Yunanistan'da adını Hüsnüyadis'e, Müslüman inancını ise Ortodoks Hristiyanlığına dönüştürmüş olan Hüsnü Bey, aynı zamanda Menemen isyanın başını çeken Derviş Mehmet'in de amcasıdır.
Eylemin arkasındaki isimlerden Menemen eski Belediye Başkanı Şeyh Sükuti ise İngiliz Muhipleri Cemiyeti üyesidir ve Nakşibendi tarikatı lideri Erbilli Şeyh Esat'ın mürididir. Türkiye'yi terk etmek zorunda kalan Şeyh Sükuti'nin yolları Hüsnüyadis ile 1925 yılında Yunanistan'da kesişmiştir.