Bir demet kahkaha :)
24.10.2009 11:15:42
|
88 kez okundu.
Çok suratsızmış
Roger ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Boş zamanlarını hep bowling ve voleybol oynayarak geçirmektedir. Karısı bu duruma üzülür ve bir hafta sonu onu striptiz kulübune götürmeye karar verir. O akşam beraberce kulübun kapısına gelirler. Kapıdaki koruma görevlisi, " Hey Roger.. seni görmek ne güzel!" der. - "Daha önce buraya gelmiş miydin Roger..?" - "Hayır hayır o adamı bowlingten tanıyorum." İçeri girerler ve bir masaya otururlar, garson gelir: - "İyi akşamlar Roger. Her zamanki gibi Cin tonik di mi?" - "Roger bana bak sen buraya daha önce geldin değil mi?" Hafif hafif öfkelenmeye başlayan karısını sakinleştirmek zordur.. - "Ne alakası var. Voleyboldan tanırım onu, bir iki tek içmişliğimiz var ordan yani." Karısı pek tatmin olmamıştır ama neyse. Derken stiriptizci kızlardan biri masaya gelir: - "Selam Roger. Yine özel masa şovundan mı istersin?" Roger boğazına kadar batmıştır... Karısı hışımla yerinden kalkar ve kulübu terk eder. Roger peşinden koşar. Kadın bir taksiye biner ancak taksi kalkamadan Roger da biner. Kadın öfkeden patlayacakmış gibidir.. ve korkunç sinirlidir.. Şoför: - "Bu geceki çok suratsızmış Roger.."
Gecesi 200 dolar
Adam barda gördüğü güzel bir bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve, "biraz konuşabilir miyiz, acaba?" dedi. Kız birden haykırdı: "Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim!" Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu. Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek, "Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarını inceliyordum." dedi. Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi: - "Ne? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?"
Başkası vurmuş
80 yaşında bir adam doktora gider. Doktor adamın sağlığını sorduğunda adam "harika, 18 yaşında bir karım var ve benden hamile" der. Doktor birkaç dakika düşündükten sonra adama döner ve "sana bir hikaye anlatacağım", der.. "Avlanmaktan çok hoşlanan bir adam varmış. Her gün tüfeğini alarak ava gidermiş. Fakat bir gün dalgınlıkla yanına tüfek yerine şemsiyesini almış. Ormana gitmiş. Ağaçların arasında yürürken karşıda bir geyik görmüş. Hemen şemsiyeyi çıkartmış nişan almiş ve ... pat ... geyik yere yığılmış." Adam şaşırmış ve doktora dönerek "olamaz.. başka birisi vurmuş olmalı" demiş. Doktor: - "Kesinlikle!"
Babada kalacaktır
Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış: - "Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım." Hakim kocaya sormuş: - "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?" Adam "Var tabii" demiş ve anlatmış: - "Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?" Hakim sekreterine dönmüş: - "Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır..."
Bir daha olmaz
Genç nişanlılar ertesi gün evleniyorlardı. Erkek: - "Sevgilim, sabrım tükendi. Ne olur odama gel. Nasıl olsa yarın evleneceğiz." Kız öfkeyle yanıt verdi: - "Yağma yok öyle. Her seferinde böyle kandırdılar. Bir daha çürük tahtaya basmam."
Neredeyse gelir
Evli adama, sevgilisi durmadan baskı yapar; sakalını kesmesi için. Adam yalvarır: - "Başka bir şey iste sevgilim. Karım sakalıma bayılıyor. Beni öldürür, vallahi..." Sevgilisi o kadar ısrar eder ki; adam dayanamaz, gider kestirir sakallarını. Sevgilisinin yatakta buna teşekkürü müthiş olur. Adam geceyarısı eve döner, uyumakta olan karısının yanına sessizce uzanmaya çalışırken, kadın uyanır, karanlıkta elini uzatır, kocasının yanağını okşar ve uyku sersemi mırıldanır: - "Michael sevgilim. Bu saatte burada ne işin var? Kocam nerdeyse gelir, biliyorsun."
Bu kadar elbisen var
Akşam eve geldiğinde karısını çırılçıplak gören adam; kadının elinden tutup gardoraba götürdü: - "Bak karıcığım giyecek bu kadar çok elbisen varken neden çıplak dolaşırsın ki", diyerek elbiseleri göstermeye başlamıştı: - "Bak sarısı, yeşili, mavisi, pembesi, merhaba müdür bey, eflatunu, moru..."