İYİKİ DOĞDUN...İYİKİ VARSIN...Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor,sensizlik ölüm kadar acı,sen nefes kadar önemli,canım kadar değerlisin, iyiki doğdun canım... Sakın üzülme hayatın hızına, en güzel yıllar çabuk geçenlerdir... Geleceğini oluşturacak her yeni günün bir önceki günden daha güzel, isteklerine uygun ve seni mutlu edecek şekilde olmasını dilerim. Yüzünde her zaman bir gülümseme olsun çünkü sana çok yakışıyor. Daha nice mutlu yıllara... Doğum Gunun Kutlu OlsunSEDAT Nice Yıllara
En özlenen sevgi kıymeti bilinmeyendir, en güzel sevgi paylaşılan sevgidir,en büyük hata sevmesini bilipte sevdiğini gizlemektir, en feci ceza sevsen de sevgini içine gömmektir, en güzel günler doğum günleridir, her şeyin en güzelini yaşaman dileğiyle nice mutlu yıllara……. İYİKİ DOĞDUN... İYİKİ VARSIN...TÜM GÜZELLİKLER SENİN OLSUN...YA BU PASTA HEPİMİZE YETECEK Mİ??? :))))Gözlerinde hangi anın hayali ,kulaklarında hangi sesin hasreti,kalbinde hangi sevginin özlemi varsa,hepsine kavuşman ...
Amerika'nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1966 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven Jarvis'in üzüntüsü aylarca sürdü. Hayatla kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını, yaşama sevincini yitirdi. Yemedi, içmedi bir ara ölmeyi bile düşündü. Jarvis'in bu durumunu yakından izleyen komşusu Jarvis'le arkadaş oldu. Bir gün yaşlı komşu söyleşi sırasında Jarvis'e «İnsanlar doğar, yaşar, ölür. Bu bir doğa kanunudur.» dedi. Bu iki cümle, ...
öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de bazıları seyrederken hayatı en önden kendime bir sahne buldum oynadım öyle bir rol vermişler ki okudum okudum anlamadım kendi kendime konuştum bazen evimde hem kızdım hem güldüm halime sonra dedim ki "söz ver kendine" denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin sevilmek ...
Bu yazıyı okumanız sadece 1 dk.nızı alacak, ve sonunda hayata ve ilişkilere bakış açınız değişecek.!!!İleri derecede hasta iki adam ayni hastane odasındaydılar.Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için.Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. Diğer hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı.Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eslerini, ailelerini, evlerini, islerini, askerlik anılarını, ...