SAVAŞA HAYIR

29.12.2008 15:17:41 | 772 kez okundu.

SAVAŞA HAYIR!
Küçük bir çocuğum ben,ana kucağında büyüyen
Anayı,babayı ve ablayı hep özleyen.Daha top oynamadım,uçutrma uçurmadım çayırlarda.Umut nedir bilmezken umutlarımı mahvetmeyin.Evde mıısır patlatsalar,rüzgar kapıyı çarpsa korkar ağlarım.Tüfekler,toplar,tanklar ve uçaklar kin kussa.Bedenime bir tek mermi dokunmas,üzüntüden ölürüm.Acı çeken,yaralanan,ölen insanları düşündükçe.Bu kahrolası dünyaya gelmeyi ben istemedim.Şayet nefes alıyorsam,korkusuzca insan gibi yaşamak yaşamak isterim.soğuk kış gecelerinde,sobamız yanmasa da üşümem ben.Annem,babam gibi sizde gönül ateşinizi verin.Ailem yoksul,en küçük benim daha bebeğim.Rant uğruna zengin mermisiyle ölmek olmasın kaderim.Ben bu kış doğdum ama kar nedir bilmiyorum.Kartopu oynamak kardan adam yapmak istiyorum.Baharda açacak çiçekleri o rengarenk kelebekleri,kuşları,koyunları,kuzuları görmek istiyorum.Barış mutlulukken savaş isteyenlere şaşıyorum.Yağmura hasret toprak gibi,anneme hasret yaşamak istemiyorum.gücüm yetse minicik ellerimle,iğne batırırdım savaş isteyenlerin ellerine.Acıyı hissetmeleri için sonrada ağlarım canları yandı diye.Minicik tertemiz beyaz tüylü köpek yavrusu verirdim savaş isteyenlere.Taşlaşmış yüreklerinde olmayan sevgi bir nebze yeşersin diye.minicik kalbimi avuçlarına koyardım sıkmaları için öldürme zevkleri bitsin diye!Konuşabilsem ah bir konuşabilsem haykırırdım;SAVAŞA HAYIR DİYE!Hadi ben daha bebeğim aklım ermiyor,Allah aşkına söyleyin sizler kocamansınız.Bu savaş niye?Neden haykırmıyorsunuz?Savaşa hayır diye durdurun ne olur ağlamsın kimse.Haykırın ne olur;

SAVAŞA HAYIR DİYE!

KAN DAMLAMASIN ARTIK
ANA YÜREKLERİNE
HAYKIRIN NE OLUR

SAVAŞA HAYIR DİYEE!




!
Filistinli ÇocuğunMektubu

Bağışlayın beni!
Kenarlarında renkli çiçekler olan mektup

kağıtlarına yazmak isterdim.


Kelebek kanatları boyamayı,
Kuşların ötüşünü dinlemeyi,
Hatta uçurtma uçurmayı da öğrenebilirdim.



Bağışlayın beni.
Top ateşleri, bomba gürültüleri arasında doğdum ben.
Yaşım 13.



Ninniler yerine, makinelilerin takırtılarıyla büyüdüm.
Renklerden ilk önce, kan kırmızısını tanıdım.
Çiçeklerden önce, ölülerin arasında dolandım.
Hiç saklambaç oynayamadım kelebeklerle.
Üç yaşımdayken, en büyük abimi,
sekizimdeyken, ortancayı kaybettim.



Babamı ellerini bağlayarak götürdüklerinde dokuzundaydım.
Gömdüğümüzde onumda.
Ablam 15'inde terk etti evi.
15'inde kızlar okula gider.
17'sinde dantel örer.
Çeyiz sandığı düzer.
Bizim burada 15'inde kızlar savaşa gider.


Seçme hakkı tanımaz zorbalar bir genç kız olsan bile sana.
Ya evinde oturup ölümü bekleyeceksin.
Ha bugün, ha yarın diye diye yaşarken öleceksin. Ya da…
Ölümlerin ateşinden sesleniyorum size duyuyor musunuz?
Filistin'im ben anlıyor musunuz?



Ama yine de yaşıyorum işte.
Çünkü kanlı topraklarda büyürken yaşamayı…
Çiçek boyamayı değilse de, mezar taşlarında çiçek büyütmeyi…
Kelebek kovalamayı değil ama, tüfek tutmayı öğrendik.
Sokak aralarında mermi kovanlarından oyuncak yaptık.
Patlamamış el bombaları topladık.
Mayınların üstünde sek sek oynadık.


Bu kadar nefret, bu kadar acı arasında yaşamayı…


Karanlıklar arasından güneşe bakmayı becerdik.
Onun için kocaman ve karadır gözlerimiz.
Onun için hâlâ sımsıcaktır, düşmana taş atarken nasırlaşan minik ellerimiz.



Evimizi yıktılar dün.
Bir baştan bir başa mahallemizi yaktılar.
Mermi kovanlarıyla misket oynarken biz, üzerimize bombalar attılar.
Üç arkadaşım can verdi.
Üç küçük çocuk.
Bağışlayın beni, kurtaramadım!



Sarkmıştı omzumdan aşağı kanlı kolum, uzatamadım.
Elim düştü yere, kolum çaresiz…
Kanlarımız karıştı birbirine, arkadaşlarım sessiz.
İşte orada kankardeş olduk biz.
Gözlerim karardı önce.
Başım döndü.
Ama uyumak istemiyorum.
Uyursam arkadaşlarım bu dünyadan göçer diye korkuyorum.



Bağışlayın beni!
Tutamadım kendimi.
Yapıştırmadım alnıma, açık dursunlar diye gözbebeklerimi.
Kaybettim kan kardeşlerimi.
Yaşım 13.


Burada çocuklar çocuk olmaz.
Bebeler bile yaşamak için beşikten siper yapar.
Çünkü İsrail denilen zorbanın Amerikan bombaları,
beşiklere bile mezar kazar.
Ölümlerin içinden büyüyorum.
Minicik yüreğimle, ateşlerin arasından, öfkeyle geliyorum.
Dudaklarımdan dökülen özgürlük türkülerini duyuyor musunuz?
FİLİSTİN'İM BEN ANLIYOR MUSUNUZ?



HANGİ VİCDANA SIĞAR BU!

€ğer bir adam,marşla uyum içinde yürüyebiliyorsa,o değersiz bir yaratıktır.Kendisine yalnızca bir omurilik yeterli olabileceği hald,her nasılsa,yanlışlıkla bir beyni olmuştur onun.Uygarlığın bu kara lekesi en kısa sürede yok edilmelidir.
Emirle gelen kahramanlıktan,bilinçsiz şiddetten,aptalca yutrseverlikten,tüm bunlardan nasıl da nefret ediyorum.Ben savaşı öylesine tiksinti verici ve aşağalayıcı buluyorum ki,böyle iğrenç bir eyleme katılmaktansa kendimi parçalayıp yok ederim daha iyi...!
Benim anlayışıma göre,sıradan bir cinayet,savaşta adam öldürmekten daha kötü değildir..!
ALBERT EINSETEIN


ÇOCUKLARIN NE GÜNAHI VAR,ONLAR GÜNAHSIZ,ONLAR MASUM.ONLARIN HİÇBİR ŞEYDEN HABERLERİ YOK!
SİZDE SAVAŞA HAYIR DİYİNN!
KAHROLSUN EMPERYALİZM!!!






Yorumlar alınıyor...

Son Eklenenler

Blogu RSS olarak eklemek için tıklayın
Mynet Eksenim’de yer alan içerikler yükleyen kişilerin kendi görüşleridir. Mynet Eksenim bu içerikleri benimsememektedir.
İçeriklerden Mynet veya www.mynet.com sorumlu tutulamaz.