Hayaloğlu,
09.03.2009 12:08:50
|
56 kez okundu.
Sakalımı uzatırdım, benzemek için,
mavi bakmazdı gözlerim karanlık denizlere,
İsyanımı duyurmak için boğuk bir ses yada devrim jargonumu lazımdı...
Vardı işte ordaydı ahmet Kayaydı, yusuf hayaloğluydu...
Sakaldı, parkaydıi dağlardı, isyandı, kahpe faklardı,
terkeden aşklardı....
Çok okudum şiirlerini, binlerce duydum feryatlarını,
benim oldu...
Gönlümden geçeni yüksek sesle duyuyordum
ve gerek yoktu bana...
Dizelerim yetersiz ve güçsüzdü...
okyanusun coşkusu gözlerinde yusufçuğun yanında...
kader kırmasaydı kalemini
almazdım elime ....
yusufçuk sen merak etme
doğacak anka kuşu başka
isyan bedenlerinde...
Dağlara çıkarmadı hayat beni,
birkaç küçük gösteri belki...
Polis joplarındanda uzaktım...
Rotatiflerde basılmadı devrimin kahramanları...
Birer ikişer renkli ekranda kaybolup silikleşti...
onların kalemini kırarken kader...
Devrimi dağlardan değil...
Plazalardan kavgasız döğüşsüz
ama ekmeksiz, işsiz aşsız ve daha namussuz
indirdi ezilen bedenlerimize...
Yıkıldı kağıttan imparatorluklar
birer ikişer....
Yıkılıyor...
yusufçuk sen merak etme
doğacak anka kuşu başka
isyan bedenlerinde...
Birde dönse terkeden aşklar....