İLAHİ AŞK:YÜCELER YÜCESİNİN HUZURUNDA

28.07.2009 16:16:53 | 52 kez okundu.
 Yıldıza yemin ederek başladı. Aklın bilemeyeceği, gözün göremeyeceği bir alemden haber veriyordu. Sırlarla dolu bir alemden, gayb aleminden...
Sözün sahibi, her şeye sahip olandı; yemin ettiği yıldıza, hitap ettiği insana ve haber verdiği sırlı aleme. O, Alemlerin Rabbi Allah, şöyle buyuruyordu:
“Battığı zaman yıldıza yemin ederim ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve batıla inanmadı. O, hevesinde göre de konuşmaz; o vayhedilenden başkası değildir. Çok güçlü, kuvvetli olan (Cebrail) O'na öğretti. En yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu. Sonra yaklaştı, derken de yaklaştı. İki yay arası kadar... Hatta daha da yakın oldu. İşte bu halde Allah kuluna vahyettiğini vahyetti. Gözün görmediğini kalp yalanlamadı. Şimdi siz, O'nun gördükleri hakkında kendisi ile tartışacak mısınız?
Yemin olsun ki Sidre-i Münteha'nın yanında başka bir defa daha onu gördü. Cennetü'l-Me'va da onun yanındadır. Sidre'yi kaplayan kaplamıştı. Göz ne şaştı, ne de aştı.Yemin olsun ki,Rabbi'nin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü” (necm,1-18)
Gören, Muhammed Mustafa(asm), gösteren ise kulunu mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götüren Rahman'dı. Nice ayetlerini göstere göstere Sidre-i Münteha'ya çıkardı. Yaratılmış alemin son noktası olan Sidre'den öteye idrak sınırlarının ötesinde bir tarzda huzuruna aldı. Ve işte o yüce huzurda Rasulullah(asm) Yüce Mevla'yı şöyle selamladı:
“Tahiyyat Allah'adır, salâvat ve tayyibat da... Yaratılmışların her türlü saygı ve hürmeti sadece Allah'adır, onların yaptıkları bütün ibadetler, dualar ve iyilikler de...”
yüce Mevla hz.leri Habibi'ne karşılık verdi:
“Selam sana olsun et Nebi, Allah'ın rahmeti ve bereketleri de...”
o mubarek Resul, bu selama mukabele de bulundu:
“Selam, bizim ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun.”
Melekler de bu selamlaşmadan haberdar oldular, hep birlikte şehadet getirdiler:
“Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. Muhammed(sav)'in O'nun kulu ve Resul'ü olduğuna da şehadet ederim.”
Nebiler Nebi'sinin miracından, bizim miracımıza... Namaz müminlerin miracı, Rabbi ile görüşmesi. Her namaz, o büyük mucizeyi yaşayabilme fırsatı. Miracımızda, miracın sahibi Fahr-i Kainat (sav) Efendimiz rehberimiz. O, namazlarımızdaki her oturuşumuzda Yüce Mevlamız'la nasıl selamlaşacağımızı öğretti. Rehberlerin en güzeline yaraşır biçimde. Yüce huzurda şimdi kendimizin olduğunu biliyoruz. Ve her tahiyyatımız da Cenab-ı Mevlamız'a önce hürmetlerimizi arzediyoruz:
“Tahiyyat Allah'adır, salavat ve tayyibat da... Yaratılmışların her türlü saygı ve hürmeti sadece Allah'adır. onların yaptıkları bütün ibadetler ve iyilikler de...”
ve Resul-ü Ekrem(sav) Efendimizi selamlıyoruz:
“Selam sana olsun ey Nebi,Allah'ın rahmeti ve bereketleri de...” nihayet kendimize ve Allah'ın salih kullarına dua edip, şehadet getiriyoruz:
“Selam, bizim ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun. Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. Ve Muhammed (sav)'in O'nun kulu ve Resul'ü olduğuna da şehadet ederim.”
Unutmamak gerekir:
Allah bize çok yakın, biz ise inandığımız ve teslim olduğumuz kadar
Yorumlar alınıyor...

Son Eklenenler

Blogu RSS olarak eklemek için tıklayın
Mynet Eksenim’de yer alan içerikler yükleyen kişilerin kendi görüşleridir. Mynet Eksenim bu içerikleri benimsememektedir.
İçeriklerden Mynet veya www.mynet.com sorumlu tutulamaz.